Hukuk Nedir?

Sözlükte “hukuk” ne demek?

1. Haklar, insan varlığına temel oluşturan hak ve adalet kavramı; haklar.
2. Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların tümü, tüze; ahbaplık, dostluk.
3. Yasaların cezayla ilgili olmayıp alacak verecek gibi davaları ilgilendiren bölümü; insan ve yurttaşlık haklarını kuram ve uygulama açısından uygulayan bilim.

Cümle içinde kullanımı

Hukuk daima adetlerin peşinden gider, önüne geçmez.
– P. Safa

Hukuk kelimesinin ingilizcesi

adj. legal, juristic, juristical
n. law, jus
Köken: Arapça

Hukuk nedir? (Felsefe)

İnsanın davranışlarını düzenlemek için, devlet tarafından saptanmış normlar sistemi.

Bu normlar sisteminde, mevcut mülkiyet ilişkilerine uygun olarak, ekonomik ve politik egemenliği elinde tutan sınıfın temel çıkarları, bağlayıcı yasalar olarak toplumun tümüne dayatılmak istenir. Hukuk normlarını diğer normlardan -ahlak normlarından- ayıran özellik, bunlara uymayı sağlamak için devletin zorlama araçlarına başvurabilmesidir.

Hukuk, içeriği bakımından toplumun üretim ilişkilerince ve en başta mülkiyet ilişkilerince belirlenir. Toplumun üstyapısının bir parçası olan hukukun başlıca işlevi, mevcut mülkiyet ilişkilerinin ve bunlarda temellenen toplumsal ilişkilerin korunmasıdır. İşte bu yüzden, hukuk, her zaman sınıfsal karakter taşır.

Her sosyo-ekonomik kuruluşun kendine özgü bir hukuk tipi vardır. Köleci toplum, feodal toplum ve kapitalist toplum, üretim araçlarının özel mülkiyetine dayandıklarından ve–nitelikçe farklılıkları bir yana bırakacak olursak- her biri sömürüye dayanan birer toplum biçimi olduklarından, bu üç toplumsal kuruluşun hukuklarında bir çok ortak yan bulunur.

Sosyalist hukuka gelince, bu hukuk, sosyalist mülkiyet ilişkilerini ve bunlardan doğan dostça işbirliği, dayanışma ve hak eşitliği ilişkilerini, toplumun ve o toplum içindeki her bireyin refahını ve mutluluğunu sağlamak amacıyla, tüm yurttaşların ortak sorumluluğunu yasalaştıran yepyeni bir hukuk tipi oluşturur. Sosyalist hukuk, yalnızca yeni sosyalist ilişkileri korumakla kalmaz, aynı zamanda sosyalist eğitimin de bir aracıdır. Devlet.

Dezavantaj Nedir?

Sözlükte “dezavantaj” ne demek?

1. Engelleme, zarar verme durumu.

Dezavantaj kelimesinin ingilizcesi

n. disadvantage, deficit
Köken: Fransızca

Vsa Nedir?

Vsa (Vehicle stability control system) nedir?

Vehicle stability control system kısaca Vsa ; Honda markasının otomobillerinde kullandığı Araç denge kontrol sistemine verdikleri isimdir.

Vsa ne işe yarar?

Otomobilinizle dönüşlerde, hızlanmalarda ve ani manevralar esnasında gücü dengeli şekilde tüm tekerleklere dağıtarak, sürücünün zor durumlarda aracını güvenle kontrol etmesine olanak sağlamaktadır. Özellikle otomobil alırken bu aracınızda bu özelliğin olması sürücüler için oldukça yararlıdır.

Vsa, Track Kontrol System ile birlikte çalışır sadece virajda kayma sorununu değil her koşulda aracınızın stabil bir şekilde ilerlerlemesi için tasarlanmıştır. Vsa diğer otomobil markalarında “Esp” diye geçmektedir. Temel işleyişi aynıdır sadece isimlendirme farklıdır. Örneğin: Toyota marka otomobillerdede bu sistem “VSC” diye tanımlanmaktadır. Honda'da 2007 yılı şubat ayı ve sonrası üretilen otomobillerinde Vsa bulunmaktadır. Vsa istenirse bir düğme yardımıyla kapatılabilemektedir.

Vsa nasıl çalışıyor?

İşleyişi “ESP” ile ayndırı “VSA” sistemi temelde tekerleklere yerleştirilen bir kaç adet sensör, işletim bölümü ve müdahale bölümünden oluşmaktadır. Sensörler önden veya arkadan kayma durumundan boş dönen tekerleği tespit ediyor. Ardından bu bilgiyi sistemin kalbine gönderiyor. İşletim bölümü kaymanın düzeyini belirleyerek hangi tekerleklere ne miktarda fren basıncı uygulayacağını belirliyor. Sonra frenlemeyi yapacak üniteye bu bilgileri gönderip gerekli frenlemenin gerçekleşmesini sağlıyor. Fren uygulanan tekerlek yere tekrar güç iletmeye başlayarak, otomobilin tekrar izine dönmesini sağlıyor.

Dış Bağlantılar

Vsa'nın resim üzerinde anlatımı

Sistit Nedir?

Sistit nedir?

Sistit, genellikle bir enfeksiyon sonucunda idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasıdır. Terim, Yunanca cyst: Mesane kelimesinden gelmektedir. İdrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık böbrekleri de etkileyecek biçimde yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir.

Sistit belirtileri nelerdir?

1- Sık idrara çıkma,

2- İdrar yaparken yanma,sızlama,

3- Gece idrara kalkmak,

4- İdrardan sonra tam rahatlayamama,

5- Acil idrara çıkma isteği,

6- İdrardan kanama,

7- Hafif ateş,

8- Küçük karın bölgesinde ağrı,

9- Kasıklarda ağrı,

10- Kadın yolundan(vajinal) akıntı görülebilmektir.

Sistit'den korunma yolları nelerdir?

Yeterli sıvı alınması gerekir. Menopozdaki kadınların, östrojen kremleri kullanmaları tavsiye edilir. Cinsel ilişki sonrası, idrar yapma veya bazı kadınlarda tek doz antibiyotik kullanılması yararlı olabilir. Prezervatif, diyafram veya sperm öldürücü jel gibi doğum kontrol yöntemlerinden bazı kadınların kaçınması yararlıdır.

İdrarı çok biriktirmemek veya idrar yaparken sakince mesanenin boşalmasını beklemek gerekir. Tuvalet sonrası temizlikse, önden arkaya doğru yapılmalıdır. Tüm bunlar genel önlemler olarak düşünülebilir fakat yapılması gerekenler kişinin cinsine, anatomik yapısına ve mesane iltihabının durumuna göre farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle durumu doktorunuzla paylaşıp onun önerileri doğrultusunda gerekli önlemleri almak yarar sağlayacaktır.

Sistit'in görülme sıklığı

Kadınlarda siyek daha kısa akut ve kronik üreme sistemi iltihapları daha sık olduğundan akut subakut ve kronik sistit daha yaygın görülür. Kadınların en az yüzde 20’si yaşamlan boyunca en az bir kez sistite yakalanır. Çocukluğun ilk döneminde ve sonrasında dış cinsel organ enfeksiyonları (vulva ve dölyolu iltihaplan) sonucunda akut sistit ya da piyelonefrit gelişebilir. Yaş ve cinsiyet hazırlayıcı etkenlerdir; idrar kesesinde prostat büyümesine bağlı olarak idrar göllenmesi erişkin ve ilerlemiş yaştaki erkeklerde sistit gelişimine neden olur. Kadınlarda ise hastalık gebelikte daha sık görülür.

Sistit nasıl tedavi edilir?

Sistit çoğu zaman antibiyotiklerle tedavi edilir. Enfeksiyon etkenli olmayan sistitlerde,sebebe yönelik tedavi yapılır.

Bakteriyel sistit tedavisi: Sistit tedavisi, antibiyotikle yapılır. Tedavinin süresi, kullanılan antibiyotiğe ve tedaviye verilen cevaba göre değişir. Tek kullanımlık antibiyotikler olduğu gibi, 3 gün veya 7-10 gün sürecek antibiyotik tedavileri de olabilir. Burada seçim, enfeksiyonun şiddetine, ilaca verilen cevaba, sistit yanında başka enfeksiyon olup olmadığına göre değişir. Buna doktorunuz karar verecektir.

Enfeksiyon tamamen geçinceye kadar tedavi devam edecektir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda, tedavi daha uzun sürecektir. Tedavi sonrası idrar tetkikinin tekrarlanması önerilir.

Bakteriyel olmayan sistitte, etken maddenin uzaklaştırılması gerekir. Diafram kullanmamak, spermisid kullanmamak gibi.

Menapoza bağlı gelişen sistitte, östrojen içeren vajinal fitiller kullanılır.

Sistit için evde yapabileceğiniz tedavi şekilleri

1- Isıtılmış bir havluyu karnınızın alt kısmına koymanız, ağrınızı, rahatsızlığınızı azaltacaktır,

2- Bol sıvı almanız önerilir. Tedavi süresince çay, kahve, alkolden uzak durun. Bu maddeler mesaneyi rahatsız eder ve sık idrara çıkmaya sebep olur,

3- Ilık oturma banyosu önerilebilir. Günde 2-3 kez, 15-20 dakika çok sıcak olmayan suya oturulabilir.

Sistit oluşmaması için alınması gereken önlemler

1- Bol sıvı tüketin. İdrara çıktıkça, idrar yollarınız temizlenecektir,

2- Sık sık tuvalete gidin. Her 3 saatte bir idrarın boşaltılması iyi olur. Mesanenizin çok fazla dolmasını beklemeyin,

3- İdrar yaparken, dik pozisyonda oturun . Bu şekilde mesanenin daha fazla boşalması sağlanır.

4- İdrar kesesinde sarkma olduğu durumlarda ( sistocell ), elle yardımcı olunarak, mesanenin daha fazla boşaltılması sağlanabilir,

5- Tuvalet temizliğinizi önden arkaya doğru yapın. Bu şekilde anüsden, ön tarafa bakteri taşınmasını önlemiş olursunuz,

6- Sık sık sistit oluyorsanız, küvette oturarak banyo yapmak yerine, ayakta duş alın,

7- vajina ve anüs civarını temizlerken alerjik sabun, jel, deodorant sprey kullanmayın,

8- Cinsel ilişkiden hemen sonra idrarınızı yapın.

Sözlükte sistit ne anlama gelmektedir?

Genellikle bakterilerin sebep olduğu sidik torbası iltihabı.

Terim Nedir?

Sözlükte “terim” ne demek?

1. Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı olan sözcük, ıstılah.
2. A) cebirsel bir anlatımda + ya da – işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri; b) bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri; c) bir kesrin pay ve paydasından her biri.
3. Geleneksel mantıkta özne ya da yüklem.

Cümle içinde kullanımı

Matematik terimi. gök bilimi terimi. Demircilik terimi.
Bazıları ise terimlerimizi milletler arası esaslara bağlamak davasındadırlar.
– F. R. Atay

Terim kelimesinin ingilizcesi

n. term, locution

Realist Nedir?

Sözlükte “realist” ne demek?

1. Gerçekçi.

Cümle içinde kullanımı

Kukla oyunu realist bir yansıtma değil.
– H. Taner

Realist kelimesinin ingilizcesi

n. one who is concerned with the real; one who portrays things as they truly are
n. realist, one who is concerned with the real; one who portrays things as they truly are
n. realist
Köken: Fransızca

Manifesto Nedir?

Sözlükte “manifesto” ne demek?

1. Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen liste.
2. Bildiri.

Manifesto kelimesinin ingilizcesi

n. public statement listing policies and objectives (made by a government, organization, etc.)
v. issue a public declaration listing policies and objectives, issue a manifesto
v. show, display, express, reveal, disclose, demonstrate, manifest, evince
Köken: İtalyanca

Manifesto ne demek? (Ekonomi)

(Manifest) Gemide yolculuk yapan kimselerin listesi veya gemiyle taşman malların kapsamını gösteren bir tür tutanak, beyanname yerine geçer.

Endokrinoloji Nedir?

Endokrinoloji nedir?

Endokrinoloji, etimolojik olarak Endo(iç) krino(salgı) loji(bilimi) anlamına gelmektedir. Vücudumuzdaki iç salgı bezleri tarafından kana aktarılan hormon dediğimiz yapılar, diğer sistemlerle beraber vücudumuzdaki birçok mekanizmayı kontrol ederler ve tüm bu sistemi inceleyen bilim dalına endokrinoloji denir.

İç salgı bezlerinin fonksiyonlarını, normal dışı çalışma sonucu oluşan hastalıklarını ve bunların tedavilerini inceleyen tıp dalıdır.

Endokrinolojinin ilgi alanına giren vücuttaki iç salgı bezleri hastalıkları:

1- Hipofiz bezi hastalıkları

2- tiroid bezi hastalıkları

3- Böbreküstü bezlerinin hastalıkları

4- Endokrin pankreasın hormonal hastalıkları ve insülin hormonuyla ilgili hastalıklar

5- Overler ve testislerin hormonal hastalıkları

Endokrinoloji neyle uğraşır?

Endokrinoloji vücudumuzda salgılanan hormonlar, iç salgı bezleri ve metabolizma hastalıklarının tanı ve tedavisiyle uğraşır.

İç Salgı bezleri denince veya endokrin sistem denince hipotalamus, Pineal bez-melatonin, hipofiz, tiroid bezi, paratiroid bezi, böbrek üstü bezi (Adrenal), over (yumurtalık) ve testis bezleri anlaşılır. Bu bezlerin salgıladıkları hormonlar, bu bezlerde oluşan tümörler, ve bu bezlerden salgilanan hormonların azlığı ve fazlalığı önemli hastalıklar yapar.

Endokrinoloji ayrica şeker hastalığı, obezite (şişmanlık), kan yağları (kolesterol ve trigliserid), ürik asit yüksekliği, metabolik sendrom, vitaminler, beslenme, diyet ve osteoporoz (kemik erimesi)gibi metabolik hastaliklar tanı ve tedavisini yapar.

Endokrinoloji uzmanı nasıl olunur?

Endokrin uzmanı olmak için 5 yıl süren dahiliye ihtisasından sonra 3 yıl daha endokrin ihtisası yapılır. Endokrin Uzmanı olmak için bir hekim 8 yıl asistanlık yapmak zorundadır.

Hangi hastalıklar endokrinoloji uzmanları tarafından tedavi edilirler?

1- Hipofiz bezi hastalıkları.

2- Boy kısalığı ve büyüme hormon eksikliği

3- Hipofiz bezi yetmezliği (Hipopituitarizm)

4- Prolaktin hormon fazlalığı (Prolaktinoma)

5- Büyüme hormon fazlalığı (Akromegali)

6- Diyabetes insipidus (Şekersiz Şeker Hastalığı)

7- Paratiroid hormon fazlalığı (Hiperparatiroidi)

8- Paratiroid hormon azlığı (Hipoparatiroidi)

9- Böbreküstü bezi hastalıkları

10- Kortizol hormon fazlalığı (Cushing Sendromu)

11- Kortizol hormon azlığı (Addison Hastalığı)

12- Aldosteron hormon fazlalığı (Aldosteronizm)

13- Adrenalin hormon fazla salgısı (Feokromasitoma)

14- Testis, hormonları ve hastalıkları

15- Testosteron eksikliği (Hipogonadizm)

16- Erkekte meme büyümesi (Jinekomasti)

17- Ereksiyon problemi ve empotans

18- Testis ve penis küçüklüğü, sakal çıkmaması

19- Yumurtalık (Over) hormonları ve bozuklukları

20- Kadınlarda cinsel hormon yetmezliği (Hipogonadizm)

21- Tüylenme (Hirsütizm)

22- polikistik over sendromu

23- Menopoz

24- Tiroid bezi ve görevleri

25- Guatr

26- Tiroid bezinin fazla çalışması (Hipertiroidi, Zehirli guatr)

27- Tiroid bezinin az çalışması (Hipotiroidi,Hashimoto)

28- Nodüler guatr-nodül

29- Tiroid kanserleri

30- Hashimoto hastalığı

31- Obezite, beslenme, diyet, metabolik sendrom

32- Şeker hastlalığı (Diyabet)

33- Şeker düşmesi (Hipoglisemi)

34- Kemik erimesi (Osteoporoz)

35- Vitaminler, Mineraller

36- Ürik asit, kolesterol ve trigliserit yüksekliği

Sözlükte “endokrinoloji” ne demek?

İç salgı bilimi.

Disiplin Nedir?

Disiplin nedir?

Kanunlara ve kurallara uyma, görevini aldığı ve yaptığı işi nizam intizam içinde istenildiği gibi yapma.

Disiplin Latince; öğretmek, terbiye etmek demek olan discipulus kelimesinden gelmiştir. Önceleri öğretim ve eğitim manasındayken sonradan ilk defa Büyük Frederik tarafından ceza anlamında kullanılmıştır. Osmanlılar zamanında ise “zaptu rapt” deyimi (askeri zapt etmek, vazifeye bağlamak ve fertler arasında manevi bağ sağlamak) bugünkü disiplin manasındadır. Dilimizde cezai müeyyide olarak değil, ilk önceleri kullanılan mana esas alınarak kullanılmaktadır. Eğitimde, yapılan işte, askerlikte başarının esası disiplinli olmaya bağlıdır. Disiplin deyince akla önce ordu gelir. Disiplin ordunun ruhudur. Orduda disiplin şahsi bir mesele olmayıp, silahlı kuvvetleri ayakta tutan müşterek bir inanış ruhudur. Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun ve Yönetmenliği’ne göre disiplin: “Kanunlara, nizamlara ve emirlere mutlak bir itaat ve astının ve üstünün hukukuna riayet” demektir.

Askeri anlamda disiplin, kendisine hakimiyet, intizam ve itaat meydana getiren bir çeşit eğitimdir. Disiplinde esas olan bir hedef vardır. Burada esas, tek ferdin veya toplu olarak askerin tavır, hareket ve düşünüş tarzının tayin edilmesidir. Bu sebepten “Disiplinli bir bölük disiplinsiz alaydan daha iyidir!” denmiştir. Disiplinin gayesi en çetin hallerde bile şuurlu olarak kayıtsız, şartsız itaat etmeyi, vazifenin tam zamanında kesin yapılmasının sağlanmasıdır. Hiçbir meslekte istenildiği zaman hayatın feda edilmesi durumu yoktur. Askerlikte ise yerinde ve zamanında bir komutan verdiği bir emirle hayatın feda edilmesini istiyebilmektedir. Bu ise, yapılan hizmetin kutsallığına inanan, ruhun derinliklerinde vatan sevgisi ile disiplini kucaklaştırabilenlerin yapabileceği bir iştir.

Sözlükte “disiplin” ne demek?

1. Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı ya da yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkıdüzen, zapturapt.
2. Bireylerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümü.
3. öğretim konusu olan ya da olabilecek bilgilerin tümü; bilim dalı.

Disiplin kelimesinin ingilizcesi

adj. disciplinary
n. discipline
Köken: Fransızca

Disiplin nedir? (Felsefe)

İnsan davranışının, belirgin özelliği, gerek tarih boyunca oluşmuş ahlak ve hukuk normlarının benimsenmesi ve bunlara uyulması, gerekse üst organların ya da kişilerin kararlarının, yönergelerinin ve buyruklarının yerine getirilmesi olan belli bir yapısı.

Disiplin, daha ilkel toplumda, çalışma süreciyle birlikte ortaya çıkmıştır disiplin, insanın örgütlü çalışmasının vazgeçilmez bir ögesi olarak, her sosyo-ekonomik kuruluşta, mevcut toplumsal düzeni koruyabilmek için zorunlu bir araçtır. Bir toplumdaki disiplinin karakteri ve onu uygulama araçları, son tahlilde, o toplumdaki egemen üretim ilişkilerine bağlıdır. İlkel toplumlarda, disiplin öncelikle, alışkanlığın, geleneğin gücüyle ve kabile büyüğünün otoritesi sayesinde sağlanırdı. Uzlaşmaz çelişkiler barındıran sınıflı toplumların ortaya çıkışıyla birlikte disiplin, sınıfsal bir karakter kazandı sömürücü sınıfın, ezilen sınıflar üzerindeki egemenliğini güvenlik altına almasını sağlayan ve çıkarlarını koruyan bir araç durumuna geldi. Uzlaşmaz sınıf karşıtlıkları nedeniyle, alışkanlıklar ve gelenekler egemen sınıfların disiplin kurmalarını sağlamaya yeterli araçlar olmaktan çıktılar bunun sonucunda sınıflı toplumda hukuk ve ona bağlı olan baskı mekanizması, disiplini zora başvurmayla ayakta tutan ve onu sömürülenlere zorla kabul ettiren araçlar oldular. Uzlaşmaz çelişkiler barındıran sınıflı toplumların hepsinde, egemen sömürücü sınıfların, ezilen sınıflar üzerindeki ekonomik ve düşünsel baskısı, emekçi sınıfların kolayca disiplin altında tutulabilmeleri için önemli bir dayanaktır.

İşçi sınıfının ortaya çıkmasıyla birlikte, ileride sosyalist toplumda kurulacak daha yüksek tipte bir disiplinin nüvesi olan devrimci bir disiplin ortaya çıktı. İşçi sınıfı, gücünü derleyip toparlayacak ve artıracak, kendi iradesiyle oluşmuş, bilinçli bir disiplin kuramayacak olursa, ne kendisini örgütleyebilir, ne de kurtuluş savaşımını başarıyla yürütebilir. Sosyalist ve komünist toplumlarda disiplin nitelikçe yeni bir karakter alır çünkü bundan böyle söz konusu olan disiplin, dayağa ve açlığa dayalı disiplin değil, yepyeni yasal düzenliliklere tabi bir disiplindir, «işçilerin ve yoksul köylülerin örgütüne olan inancın disiplini, arkadaşça bir disiplin, daha büyük bir saygıya dayanan bir disiplin, savaşımda bağımsızlığın ve girişkenliğin disiplini»dir(Lenin). Bu disiplin, sosyalist üretim ilişkileri zemini üzerinde doğar ve sömürücü toplumdan arta kalan eski alışkanlıklara ve geleneklere karşı savaşım verilerek, sosyalist bilinç eğitimine başvurularak geliştirip sağlamlaştırılır. Sosyalist disiplin, emekçilerin ortak hedeflerini gerçekleştirmek için yaptıkları ortak çalışmada ve gösterdikleri dayanışmada, emekçilerin yeni toplumsal ilişkilerini dile getirir. Bu nedenle, bu disiplin, ahlak ve hukuk normlarına zorla bir boyun eğme olmayıp, sosyalist bireyin, ortak sorunların çözümüne yönelik kolektif çalışmadaki yerini bilinçli ve özgür iradesiyle alması anlamına gelir. Sosyalist toplumun çeşitli alanlarında disiplin, iş disiplini, askeri disiplin, öğrenim eğitim disiplini, teorik disiplin, parti disiplini biçimlerinde görülür.

Sosyalist disiplinin en yüksek biçimi, Marksçı-Leninci partinin içindeki parti disiplinidir. Disipline uyma yeteneği, sosyalist toplumda gitgide gelişip sosyalist kişiliğin ahlaksal bir özelliği haline gelir ve böylelikle komünist topluma adım adım geçişte gerekli olan en yüksek derecedeki bilincin ve örgütlenme yeteneğinin oluşmasını olanaklı kılar.

Mükerrer Nedir?

Mükerrer nedir?

Mükerrer; Tekrar olunmuş, bir daha olmuş, biribiri üstüne iki veya fazla vuku bulmuş, (musiki) İki defa çalınıp okunan mısrt, hane, söz veya saz parçası gibi anlamlara gelmektedir.

Mükerrer iskonto nedir? (Hukuk Terimi)

Birden çok kez indirimde bulunma, iskontoya uğrayan bir ticari senedin bir başka bankaca tekrar kırdırılması.

Mükerrer sigorta nedir? (Hukuk Terimi)

Sigorta edilen bir şeyin bir başka yere daha sigorta ettirilmesi. Burada malı sigorta edilen için bir tek sigorta vardır ki, o da asıl sigortacıdır. Sigortacının sigortacısı mal sahibinin muhatabı değildir.

Mükerrer vergi nedir? (Hukuk Terimi)

Birden çok vergi, çifte vergi. Bir mal veya hizmetin birkaç devlet veya kurumca ayrı ayrı vergiye tabi tutulması.

Astronomi Nedir?

Astronomi nedir?

Gök cisimlerinin uzaydaki durumlarını, hareketlerini, fiziksel ve kimyasal yapılarını inceleyen bilim dalıdır. İlk çağlardan beri gökyüzünde görülen cisimler, göğün değişen görünüşleri, İnsanları yakından ilgilendiriyordu. Bu bakımdan astronomi, öteki bilimlerin yanında daha hızlı gelişme imkanını buldu. İlk astronominin bugünkü anlamda bir bilim olmadığı açıktır. Astronomi bilimi ancak Yunanlılar çağında deneyin teoriye katılmasıyla kuruldu. M. Ö. 6. yüzyılda Mitelos'lu Thales bu konuda çok çalıştı. M. Ö. 525 yılında bir güneş tutulmasını hesaplamayı başardı. Babilli bilgin Berossos, matematikçi Pythagoras, Aristarkhus ile Eratostenes astronomi alanında önemli çalışmalar yaptılar.

Aristarkhus, dünyanın, güneş çevresinde döndüğünü ispata çalıştı. Dünyanın bir yuvarlak, yani küre olduğuna ve güneş çevresinde döndüğüne inanan ilk astronom da oydu. M. Ö. 2. yüzyılın iki ünlü astronomu Hipparkhos ve Ptolemaios (Batlamyus) İdi. Hipparkhos ilk olarak gök-küresini meridyenlere bölmeyi düşündü. 1080 yıldızlık bir katalog yaptı. Yıldızları parlaklık derecelerine göre 6 sınıfa ayırdı. Ptolamaios bu sınıflandırmayı «Büyük Astronomi Sistemi» isimli eserinde daha da geliştirdi. Yeni bir katalog yaptı.

astronomi

1543'te Polonya'lı bilgin Kopernik (Nicolaus Copernicus) yepyeni bir sistem ortaya attı. Kopernik yıldızların dönmediğini, onların döner gibi görünmeleri sebebinin, dünyanın bir eksen etrafında dönüşünden ileri geldiğini belirtiyordu. Ünlü Alman astronomu Kepler, gezegenlerin sobe biçimi bir yörünge (elliptik yörünge) takip ederek güneşin etrafında döndüklerini ispatladı. Bütün bu teoriler Galileo Galilei'nin keşifleriyle doğrulandı. Bu bilginin Hollanda'da keşfedilen dürbünü gök araştırmalarında kullanıldı. Bundan sonra modern astronomiyi artık bir tek kol durumunda incelememek gerekti.

İlk önce gelişen, gök cisimlerinin hareketiyle uğraşan «Gök Mekaniği oldu. Bu kolun temeli Newton'un 1687'de yayımladığı «Tabii Bilimlerin Matematik Temelleri» adlı eserinde «Evrensel çekim» kanunuyla atıldı. Böylece Kepler'in üç kanunu tek bir formülle anlatıldı ve evrendeki bütün cisimlerin karşılıklı etkileriyle hareketlerini incelemek imkanı elde edildi. Newton'un arkadaşı Halley, kuyruklu yıldızlar üzerinde incelemelerde bulundu. 18. yüzyılın ortasına kadar bütün astronomiyi meydana getiren «Gök Mekaniği» nin, göğün hareket olaylarını anlatmaktaki başarısını, bu çağ bilginlerinin hesap yoluyla buldukları yıldızlar ispatlamaktadır.

Bugünkü astronominin önemli iki kolu da «Yıldızlar Astronomisi» ve «Astrofizik» tir. Bunlar ancak dürbünün ve spektroskopinin astronomide kullanılmasıyla ortaya çıkan ve astronomide fotoğrafların yardımıyla da çok gelişen iki koldur. Yıldızlar astronomisinin kurucusu, sistematik gözlemleriyle W. Herschell oldu. Herschell, araştırmaları sırasında, 1781'de Uranüs gezegenini keşfetti. Bugün radyo – teleskopların gücü arttıkça, astronomide daha ileri adımlar atılmakta, yeni bilgiler edinilmektedir.

Tarihçesi

Gece ve gündüzün değişmesi, mevsimlerin birbirini takip etmesi, yıldızlı gecelerde gökyüzünün görünüşü, güneşin, ayın ve diğer gök cisimlerinin doğup batması, bazılarının bütün sene görülmesi gibi hususlar, tarih boyunca insanların dikkatini gökyüzüne çeken noktalar olmuştur. Hareketleri yıldızların genel hareketinden farklı olan gök cisimleri, gezegenler olarak sınıflandırılmış ve bu meyanda Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn ilk keşfedilen gezegenler olmuşlardır. Bu arada Güneş ve Ay’ın gezegenlerin genel hareketlerini takip etmediği de tespit edilmiştir.

Bilinen ilk astronomik gözlemler Babiller zamanında yapılmış, gece ve gündüzün 12 saate bölünmesi bu devirde gerçekleştirilmiştir. Mısırlılarda astronomi bilgisi daha ileriydi. Piramitler’in şuurlu ve kesin bir astronomik yönlendirme ile inşaası, günümüzde bile hayret edilecek bir tarzda yapılmış olmaları, eski Mısırlıların astronomi bilgisi hakkında genel bir fikir vermektedir. Eski Yunan’da Thales ve Pythagoras gibi matematikçiler astronomi ile ilgilenmişlerdir. İskenderiye’de yaşayan Eratosthenes M.Ö. 3. yüzyılda dünyanın çevresini oldukça kesin bir şekilde hesaplamıştır. M.Ö. 2. yüzyılda yaşamış olan Hipparchus, ilk çağın tanınmış astronomlarından birisidir.

İleri sürdüğü Güneş merkezli astronomik teori daha önce ortaya atılmış ise de, (Aristorchus teorisi) Hipparchus yıl ve ayın uzunluklarını da dikkate şayan bir hassaslıkla belirlemiş, oldukça hassas bir yıldız haritası ve kataloğu hazırlamıştır. Yaklaşık 850 yıldızın yerini ve tarifini vermiş, yıldızları parlaklıklarına göre sınıflandırmıştır. Bu sınıflandırma günümüzde bile kullanılmaktadır. Ayrıca, Ay’ın hareketinde Güneş’in çekiminden dolayı meydana gelen düzensizlikleri de tespit etmiştir. Daha sonra M.S. 2. yüzyılda yaşayan Ptolemi Hipparchus’un tespitine dayanarak bir kainat sistemi kurmuş ve bu Ptolemy (Batlemyus) Teorisi 1400 yıl geçerliliğini korumuştur.

Modern Astronomi

Gök cisimlerinin hareketlerinin güneşin merkez olarak kabul edilerek basitçe açıklanmasını Kopernik (1473-1543) yapmıştır. Ptolemy ve Kopernik’in sistemlerinin eksik noktası, fiziksel bir temelinin olmamasıydı. Galileo (1564-1642) ve Newton (1642-1727) bu sistemin kinematik tarafları yanında dinamik yönlerini de açıklayarak, modern astronomiye bir temel kurmuşlardır. Modern astronomiye yardımı bulunanlardan biri de Johannes Keppler (1571-1630)dir. Bulduğu, üç “Gezegensel Hareket Kanunu” aşağıdaki gibidir:

1. Gezegenler, odaklarının birinde güneş bulunan bir elips yörünge üzerinde hareket ederler.

2. Gezegenler, güneş etrafında hareket ederken, güneş ile gezegeni birleştiren doğru, eşit zamanlarda eşit sahalar tarar.

3. Gezegenlerin dönüş periyotlarının kareleri güneşe olan ortalama mesafelerinin (elipsin büyük eksenin yarı uzunluğu) küpleri ile orantılıdır.

Keppler, bu kanunları, deneme-yanılma metodu ile 20 yıl araştırmış olup, newton 1687’de yerçekimi kanunlarını ortaya koyuncaya kadar mekanik bir temelden yoksun kalmışlardır. Jüpiter etrafında dönen kendi uydusu üzerinde Galileo tarafından 1610’da kendi yaptığı teleskopla gözlendiği halde, Kopernik’in kainat sistemi görüşü ancak 1627’de geçerlilik kazanmıştır.

Modern Astronominin Dalları

Astrofizik: Gök cisimlerinin terkibini, enerji kaynaklarını ve spektrumlarındaki enerji dağılımını inceler.

Gök mekaniği: Gök cisimlerinin hareketlerinden doğan olaylarla ilgilenir.

Kozmoloji: Evrendeki galaksilerin genel dağılımını ve bunun sebeplerini araştırır.

Astronometri: Gök cisimlerinin pozisyonlarının doğru olarak gezegenlerin ve yıldızların hareketleriyle, yıldızların uzaklığıyla ve bu çalışmalardan elde edilebilecek herhangi bir bilgiyle ortaya konulmasıdır. Fotometri: Tam spektroskopi diye de adlandırılabilir. Uzaydan gelen radyasyonun yoğunluğunu ölçer. Spektroskopi: Gök cisimlerinden radyasyon çıkışına daha ayrıntılı bakmaktır.

Astronomların kullandığı başlıca aletler

Optik teleskop: Astronomide çok eskiden beri tanınan bu alet, yeryüzü platformlarından gök cisimlerinin gözlenmesinde kullanılır. Son zamanlarda yalnız güneş sistemi gezegenlerinin değil, andromeda gibi çok uzaktaki galaksilerin bile rahatlıkla gözlenebildiği dev optik teleskoplar yapılmıştır. Radyo teleskop: Modern astronominin en önemli buluşu sayılan bu alet, gök cisimlerinin yaydığı radyasyonun incelenmesinde kullanılır. Uzayın kulağı diye adlandırılan bu alet sayesindedir ki, varlıkları ancak yaydıkları radyo dalgalarıyla anlaşılabilen pulsar ve quasarların keşfi mümkün olabilmiştir.

Tayfçeker: Gök cisimlerinin sepektrumlarının belirlenmesinde kullanılan bir alettir. Fakat, günümüz modern astronomlarının kullandığı bütün cihazlar bunlardan ibaret değildir. Dünyanın çevresinde dönen yapma uydulardan, mikrobilgisayarlara kadar sayısız modern techizat artık modern astronominin emrine girmiş bulunmaktadır.

Astronominin başlıca çalışma sahaları

Güneş: Astronomik çalışmaların ilk safhası en yakın olan güneştir. Teleskobun keşfinden binlerce sene önce Çinli astronomlar güneşteki lekeleri tespit etmişlerdi. 16. yüzyılda Galileo küçük teleskobu ile bazı tespitler yapmıştır.

Günümüzdeki astronomik araştırmalar, büyük ölçüde, güneşin radyasyon ve magnetik alanı ile dünyanın magnetik alanı ve atmosfer arasındaki etkileşimi incelemektedir. Gerçekte Güneş, yıldızlar hakkında detaylı bilgi alabilmek açısından oldukça önemlidir. Çünkü bize en yakın yıldız güneştir. Güneş spektrumunu inceleyerek, güneşi meydana getiren elemanların sıcaklığını tespit etmek mümkün olmaktadır. Güneş genel olarak dört bölümde incelenir.

Güneşin içi: Gotosferin altında enerjinin konveksiyon yoluyla dışarıya iletildiği geniş bir bölge vardır. Bu bölgenin altında enerjinin dışarıya radyasyonla iletildiği diğer bir geniş bölge bulunmaktadır. Güneşin çekirdeğinden gelen enerji, hidrojen atomlarının helyum atomlarına dönüşmesiyle nükleer füzyon sonucu meydana gelir. Radyasyon ve konveksiyonla enerjinin dönüşümü ve nükleer reaksiyonlar günümüzde teknik ve tecrübi astronominin uğraştığı konulardır.

Güneş rüzgarı: Korana akımının dış sınırı herkesin tahmin edebileceği gibi çoğunlukla nasıl tanımlandığına bağlıdır. Korana akımının ötesinde devamlı dışa radyasyon ve elektirik yüklü parçacıkların akışı vardır. bazen kromosferdeki patlamalar esnasında küçük parçacıkların oluşturduğu büyük bulutlar güneşden ayrılır. Devamlı radyasyon ve parçacıklarının akımı arasıra bu bulutlarla birlikte güneş sisteminin derinliklerine doğru, güneşin manyetik alanının çekilmesini takibeden güneş rüzgarlarını meydana getirir.

Fotosfer: Güneşin görünen yüzüdür. Bu tabakada meydana gelen lekeler, güneş incelemelerinin ana konularından birini teşkil eder. Güneş lekeleri büyük faaliyetlerin vüku bulduğu bölgelerdir. Kendilerini çeviren fotosferden daha serindirler. Bunlar güneşin genel magnetik alanıyla ilgilidirler. Sözü edilen bölgelerde magnetik alanın şiddeti yüksektir. Güneş lekelerinin sayısının artarak maksimuma erişmesi ve daha sonra tekrar azalması şeklinde gözlenen leke periyodu yaklaşık on bir yıl sürmektedir.

Maksimum faaliyet sırasında sık sık dünyanın atmosferine de tesir eden jeomağnetik fırtınalara sebep olan büyük bir radyasyon akışı mevcuttur. Bu radyasyon akımları insanlı uzay yolculuklarından radyo dalgalarına kadar birçok şey için zararlı olduğundan güneş lekeleri dikkatle izlenmektedir. Kromosfer ve korona: Fotosferin ve güneş atmosferinin üstünde kromosfer bulunur. Bu bölge çok şeffaf olup, üstte bulunan koronaya kadardır. Birinci beyazı olan korona, güneş tutulması sırasında en iyi bir şekilde görülür. Koronanın sıcaklığı çok yüksektir. İçindeki madde iyonize olarak bulunur. Koronadaki sıcaklığın enerji kaynağı, güneş fiziğinin en önemli problemlerinden biridir.

Güneş sistemi: Sistemin doğru yapısı Endülüslü büyük bilgin Nureddin el-Batruci’nin helyo-sentrik gezegen sistemi teorisini geliştiren Kopernik tarafından çözülmüştür. Onun teorisi giderek gerçeğin birer parçası olunca, astronomlar ilgilerini daha çok güneş sistemindeki gök cisimlerinin fiziksel özelliklerine yönelttiler. Ay, Dünya ve gezegenler: ay konusunda cevaplandırılması beklenen birçok soru vardır. Mesela, Ay ve Dünya meydana gelişlerinden itibaren iki gezegenli bir sistem midir veya Ay, jeolojik zamanlarda Dünya’dan ayrılmış bir parça olabilir mi veya Dünya’nın çekim kuvvetine kapılmış bir gezegen midir?

Yıldızlar: Astronomi çalışmalarının ikinci önemli sahası Samanyolu ve diğer galaksileri meydana getiren yüz milyarlarca yıldızın incelenmesidir. Eski çağ Avrupalıları yıldızları gök kubbede asılı küçük ışıklar sanırlardı. Yunan astronomları yıldızları güneşler olarak değerlendirdi. Daha sonraki yıldızların kızgın gaz tabakalarından meydana geldiği tespit edildi ise de, insanoğlu son zamanlara kadar yıldız enerjisinin kaynağını öğrenememiştir.

Bütün bunlardan başka astronominin ilgilendiği önemli konulardan biri de kuasarlardır. Büyüklük ve uzaklık bakımından uzaydaki en büyük gök cisimleri olarak tahmin edilen kuasarların varlığı, ancak yayınladıkları radyo dalgalarıyla tespit edilebilmiştir. Kuasarların büyüklüğü hakkında değişik tahminler yapılmıştır. Hatta bu dev gök cisimlerinin bir galaksi kadar büyük olduğu bile ileri sürülmüştür. Astronomi uydusu Iras 1983 yılı içinde uzaya gönderilmiş, hala dünya çevresinde 906 km yükseklikte dönmektedir. Bir turunu 103 dakikada tamamlayan uydu, her döndüğünde gökyüzünün bir dilimini taramaktadır.

Bu esnada elde ettiği bilgiler yeryüzündeki bilgisayarlara kaydedilmektedir. Iras ile şimdiye kadar 200.000’den fazla gök cisminin gözlemi yapılarak beklenilenden daha fazla bilgi elde edilmiştir. Başlıca mühim bilgiler: Dünyaya yakın en az beş yeni kuyruklu yıldızın bulunduğu, Güneş’e en yakın gezegen olarak bilinen Merkür’den daha içerde Güneş çevresinde dolanan 2 km çapında mini bir gezegenin varlığı, Mars’la Jüpiter gezegenleri arasında yer alan asteroid kuşağında, 100 milyon km genişliği olan bir alanda yaygın ince tozların bulunması, yıldızlar arası uzayda pekçok bulunan ve kendi içinde burgu halinde dönen toz bulutlarının varlığı, gezegen sistemlerine sahip olabilecekleri düşünülen 50 civarında yıldızın tespit edilmesi.

Bize en yakın yıldızların bile gezegen sistemlerinin var olup olmadığını doğrudan tespit etmek, Dünya yüzeyindeki gözlem aletleriyle mümkün değildir. Zira en büyük gezegen Jüpiter en yakın yıldızlardan gözlendiğinde, Güneş’in toplam ışığının bir milyarda birbuçuğunu yansıtır. En güçlü teleskopun bile, Güneş’in ışığı ile Jüpiter’in yansıttığı ışığı ayırt etmesi, imkansızdır. Astronomi uydusu Dünya atmosferinin dışında dolandığından gerekli bilgileri toplıyabilmektedir. 1990 yılında bir uzay mekiğiyle uzaya gönderilen ve dünya çevresinde bir yörüngeye oturtulan Hubble Uzay Teleskobu astronomi biliminde büyük ufuklar açmıştır. Son derece gelişmiş bir cihaz olan bu teleskopla milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki galaksiler ve kuasarlar rahatlıkla gözlenebilecek ve bir manada astronomi yeniden yazılmaya başlanacaktır. Başka bir ifade ile astronomi, gelecek yüzyılların coğrafyasıdır.

Şerh Nedir?

Sözlükte “şerh” ne demek?

1. Açma, ayırma; açık ve ayrıntılı anlatma.
2. (bir anlatım ya da kitabı) açımlama, yorumlama.
3. Bir şeyi açıklamak amacıyla yazılmış kitap.

Şerh ne demek? (Ekonomi)

(Annotation) Açıklama, yorum anlamında. Bir karara katılmayanların karar metninin sonuna yazdıkları gerekçe, açıklama. Tapu sicil kayıtlarında herhangi bir durumun belirtilmesi veya hakkın sınırlandırılması amacıyla konulan kayıtlar da "şerh vermek" deyimiyle ifade olunur.

Osb Nedir?

Osb nedir?

Osb, Oriented Strand Board veya Oriented Structurel Board kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Osb, Türkçe'de “Yönlendirilmiş Yongalevha” anlamına gelmektedir. Osb, Yüksek Mukavemetli Neme Dayanıklı Levha'dır.

Osb, Amerika ve Kanada’da inşaat endüstrisinde yerini almıştır. Yüksek yük taşıma kabiliyeti, ortam koşullarına bağlı olarak, boyut ve şeklinde değişiklik olmaması ve temiz bitişlerin etkileyici görünümü Osb levhayı inşaat endüstrisinde ve dekoratif amaçlı kullanımlarda ideal bir ahşap malzeme yapmıştır.

Osb türleri nelerdir?

1.kalite, OSB 4

2.kalite, OSB 3

3.kalite, OSB 2

4.kalite, OSB 1

Osb'nin üretim aşamaları nelerdir?

1- Hammadde

2- Tomrukların yıkanması

3- Kabuk soyma

4- Yongalama

5- Kurutma

6- Eleme

7- Tutkallama

8- Serme

9- Presleme

10- Ebatlama

Osb'nin kullanım alanları

1- Duvarlarda,

2- Çatıda kiremit altı tahtası yerine,

3- Raf, dolap, platform yapımında,

4- Taban döşemelerinde,

5- İç dekorasyonda,

6- Sandık yapımında,

7- Fuar stantları ve dükkan vitrinlerinin yapımında kullanılabilir.

PHP Nedir?

PHP Nedir?

Hypertext Preprocessor (Türkçe: Üstünyazı Önişlemcisi), genelağ için yaratılmış, sunucu taraflı, çok geniş kullanımlı, genel amaçlı, html içerisine gömülebilen betik ve programalama dilidir.

PHP, ilk kez Rasmus Lerdorf tarafından, web üzerinden sayfasına ziyaret edenleri izlemek amacıyla bir dizi Perl betiği kullanılarak geliştirilmişti. İnsanlar kısa zamanda bununla ilgilenmeye ve bu konuyla ilgili sorular sormaya başladıklarında, Rasmus kararını verdi ve bir betik motoru oluşturdu. Ayrıca formlara da destek verdi ve böylece PHP/F1'i biçimlendirmiş oldu. Adını duyurdukça bir grup yazılım geliştirmecinin dikkatini çekti ve böylece bir API oluşturuldu ve PHP3 ortaya çıktı. Daha sonraları yeniden ele alınması gerekti ve Zend motoru PHP4'ü yaratmış oldu.

Artık PHP önünde pek engel bulunmuyordu, böylece PHP daha ünlenmeye başladı. Günümüzde PHP, bloglardan forumlara, portal sistemlerinden veri tabanlarına, yapay sinir ağlarından matematiksel sistemlere, sınıflardan fonksiyonlara her türlü işlevde kullanılır.

Küfür Nedir?

Sözlükte “küfür” ne demek?

1. Sövme, sövmek için söylenen söz, sövgü.
2. Tanrı’nın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan kanıları yadsıma ve bu yolda söylenen söz.

Cümle içinde kullanımı

Neydi o kaba saba konuşmalar, o çirkin küfürler! – A. İlhan

Küfür kelimesinin ingilizcesi

n. swearing, curse, oath, swearword, abuse, a bad word, cuss word, strong language, blasphemy, contumely, cuss, expletive, invective, profanity, revilement, scurrility, invectives
Köken: Arapça

Adalet Nedir?

Sözlükte “adalet” ne demek?

1. hak ve hukuka uygunluk, doğruluk, türe.
2. Türeyi uygulayan, yerine getiren devlet örgütleri.
3. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme.

Dış bağlantılar

T.C. Adalet Bakanlığı

Cümle içinde kullanımı

Germiyan'da Süleyman Şahımız adaletle hüküm sürer.
– F. F. Tülbentçi

Adalet kelimesinin ingilizcesi

n. justice, equity, fairness, equitableness
Köken: Arapça

Adalet nedir? (Felsefe)

Toplumsal ilişkileri ve davranışları, insanların eşitliği açısından değerlendiren ve kitlelerin bilinçlenmesinde önemli bir rol oynayan bir ahlak ve hukuk kategorisi.

Zamandan kopuk, genel geçerli, mutlak ve değişmez bir adalet kavramı yoktur. Bu kavramın içeriği daha çok tarihsel olarak koşullanmıştır ve belirli bir sosyo – ekonomik kuruluş’ un ekonomik, politik ve toplumsal özelliklerini, çeşitli sınıfların ahlak normlarına dayanarak dile getirir. Bu nedenle insandaki adalet ve adaletsizlik tasarımları sınıfsal bir içerik taşırlar sınıf çıkarlarını dile getirir ve tarihsel olarak da değişime uğrarlar.

Burjuvazinin adalet anlayışı, tüm yurttaşların yasa önünde eşit olduğu yolundadır yani üretim araçlarının özel mülkiyetinden ve emekçilerin sermaye tarafından sömürülmesinden kaynaklanan toplumsal adaletsizliğe pek aldırış etmeden, yalnızca biçimsel bir adalet anlayışına dayanır.

Kapitalist toplum sisteminin, emekçi kitlelerin toplumsal bilincinde adaletten yoksun bir sistem olarak değerlendirilmesi, kapitalizmin tarihsel olarak köhneleşmişliğinin kanıtlarından biridir. Adaleti toplumsal bir eşitlik olarak kabul eden proletaryanın bu talebi, kapitalist sömürüye karşı savaşımda ortaya çıkar proletaryanın bu talebi, emekçileri, kapitalizme karşı savaşıma sokmaya yarayan güçlü bir maniveladır.

Bu kavram, sosyalist toplumdaki ekonomik, toplumsal ve politik ilişkiler tabanı üzerinde yeni bir içerik kazanır. Tüm insanların, kişiliklerini, becerilerini ve yeteneklerini geliştirmeleri bakımından aynı somut, gerçek olanaklara sahip olduklarını ve hepsinin aynı şekilde, toplumun iyiliği için çalışmakla yükümlü bulunduklarını ifade eder. Bu kavramın sosyalist özü, «herkes yeteneği ölçüsünde, herkese emeği ölçüsünde» ilkesinde dile gelir. Sosyalist toplumun adalet anlayışı da, zamandan kopuk, mutlak, değişmez bir anlayış değildir toplumun ekonomik olgunluk derecesine bağlıdır ve komünist topluma geçişle birlikte bu anlayış da değişir.

Sosyalist toplumdaki adalet anlayışı, burjuvazinin biçimsel adalet anlayışıyla kıyaslandığında, insanın insan tarafından sömürülmesine son verdiği ve tüm insanların üretim araçlarının toplumsal mülkiyetine dayanan ve yasalarla güvence altına alınan gerçek olanaklarını dile getirdiği için, burjuvazinin adalet anlayışından nitelikçe daha yüksek bir basamağı temsil etmekle birlikte, sosyalist toplumda da henüz toplumsal eşitlik ve adalet tam olarak sağlanamaz çünkü doğal becerileri ve yetenekleri eşit olmayan, yaşam koşullan henüz birbirinden farklı bulunan insanları, sosyalist toplumdaki ekonomik olanaklarla, çalışmalarına göre eşit şekilde değerlendirmek henüz olanaklı değildir böyle olunca da sosyalist adalet kavramı, aynı zamanda adaletsizliğin bir ögesini de içerir. Bu durum ancak komünist toplumda «herkes yeteneği kadar, herkese gereksinimi kadar» ilkesinin hayata geçirilmesiyle ortadan kalkacaktır.

Vasi Nedir?

Sözlükte “vasi” ne demek?

1. Geniş, engin.

Vasi kelimesinin ingilizcesi

[Visual Approach Slope Indicator] n. vase, pot, jar, vessel, urn, bowl; duct; gallipot, pipkin
adj. tutelar, tutelary
n. administrator, conservator, custodian, guardian, tutor
Köken: Arapça

Muhtelif Nedir?

Muhtelif nedir?

Zıt, birbirini tutmayan. Çeşit çeşit, çeşitli gibi anlamlara gelmektedir.

Muhtelif kelimesinin cümle içerisinde kullanımı

Genç kız ve arabacı, birbirlerine muhtelif hislerle bakışarak beklediler. (P.Safa)

Hukuk Terimler Sözlüğünde mutelif ne anlama gelmektedir?

Değişik değişik, çeşit çeşit. Fertleri arasında ihtilaflar oluşturulmuş topluluk.

Sütun grafiği Nedir?

Sütun grafiği nedir?

Sütun grafiği; Çeşitli yöntemlerle toplanan verilerin sonuçlarını sütun şeklindeki grafik ile gösterilmesine sütun grafiği denir. Bu tip grafikte gösterilmek istenen değerler sütun veya çubuklarla ifade edilir. Çizgi grafiğinde olduğu gibi dikey ve yatay çizgiler çizilir ve eşit aralıklarla bölünür.Karşılaştırılacak değerler bu aralıklar üzerinde işaretlenir. Aynı genişlikte sütunlar bu işaretlere kadar uzatılır.

Sütun grafiğinin özellikleri nelerdir?

Sütun grafiğinde iki eksen vardır. Yatay eksende ve düşey eksende ölçülen değerlerin birbirine göre durumları sütunlarla (çubuklarla) belirtilir. Yatay eksende incelediğimiz bir değere göre düşey eksendeki değişimi görebiliriz

Sütun grafiği hangi alanlarda kullanılır?

1- Ürün hasılatlarının yıllara dağılımı.

2- Fabrikada üretilen ürünlerin üretim miktarları (aya-yıla göre.)

3- Bir kentte ya da ülkede yıllara bağlı yağışlar.

4- Bir okuldan mezun olan öğrenci sayısının yıllara göre dağılımı.

5- Ülkeler arası üretim karşılaştırması.

6- Bir forum sitesine günde gelen mesaj sayısının incelenmesi vb. gibi alanlarda kullanılabilmektedir.

Sütun grafiğinin sağladığı yararlar nelerdir?

Verilerin karşılaştırılmasını sağlar. Belli bir zaman aralığındaki değişiklikleri gösterir. Sütun grafikler belli bir seri verinin özellikle zamana bağlı değişiklileri göstermek için kullanılır. Yani karşılaştırmanın en kolay yapıldığı grafik türüdür. Kategoriler yatay, değerler ise dikey olarak düzenlenirler.

Sütun grafiği örnekleri

Sütun grafiği örneği

Sütun grafiği örneği 2

Sütun grafiği örneği 3

Sütun grafiği örneği 4

Bddk Nedir?

Bddk nedir?

Bddk, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu kelimlerinin baş harflerin oluşmaktadır. Bu kurum Bankacılık kesiminini, objektif ve bağımsız bir otorite tarafından gözetim altına alınması, tasarruf sahiplerinin haklarını korumak, bankaların düzenli bir şekilde çalışmasını sağlamak, haksız rekabetlerin önüne geçmek, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla kurulmuş bir kurumdur. kurum 23 Haziran 1999 yılında kurulmuştur, merkezi ise Ankara'dadır. Bddk, 7 kişilik bir kurulun yönetimi altında yürütme ve denetleme birimlerinden oluşmaktadır.

Bddk bankaları hangi kriterlere göre denetler?

1- Altyapı

2- Süreçler

3- Yerinden denetim

4- Uzaktan gözetim

5- Uygulama

6- Takım çalışması

7- Kalite güvencesi

8- Katılımcı karar mekanizması

Bddk'nın amaçları nelerdir?

1- Bankalar Kanununun uygulanmasını sağlamak,

2- Tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak,

3- Mali piyasalarda güven ve istikrarı sağlamak,

4- Ekonomik kalkınmanın gereklerini de dikkate alarak kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere bankaların kuruluş, yönetim, çalışma, devir, birleşme, tasfiye ve denetlenmelerine ilişkin esasları düzenlemektir.

Dış Bağlantılar

Bddk Resmi web sayfası

Zona hastalığı Nedir?

Zona hastalığı nedir?

Zona Hastalığı, (herpes zoster) virüslerin neden olduğu bir deri hastalığıdır.

Halk dilinde 'zona', 'kuşak hastalığı' veya 'gece yanığı' olarak bilinen Herpes Zoster, su çiçeği hastalığı geçiren, ergen yaş sonrası, (genellikle 60 yaş üzeri kişilerde görülmekle birlikte her yaş grubunda ortaya çıkabilir. En çok vücudun göğüs ve sırt bölgesinde, ardından sırayla boyun, yüz, kafa, bel ve karın, kalça ve kasıklarda görülür.

Varicella Zoster adıyla bilinen kısaca VZV şeklinde ifade edilen, su çiçeği virüsüne çok benzer bir virüsün neden olduğu “Zona Hastalığı”, virüs sinir hücrelerinin köklerinde yerleşmesiyle, ve uygun ortam bulduğunda virüs aktive olmasıyla meydana gelir. Ancak uzun yıllar hiçbir belirti ve rahatsızlığa yol açmadan sinir köklerinde kalabilir. Vücudun hastalıklara karşı koyma gücünde oluşan azalmalar nedeniyle aktif duruma geçen virüs, bulunduğu yerde üreyerek, sinir kökünden sinirlerin dallarına doğru yayıldıktan sonra deriye kadar gelir ve belirtileri ortaya çıkarır.

Vücut direncini azaltan nedenler

1- stres (Yogun Stres)

2- Üzüntü

3- Uykusuzluk

4- Yorgunluk

5- beslenme bozukluğu ya da uzun ve sağlıksız diyetler

6- kanser ilaçları

7- Işın tedavileri

8- Kaza ve zehirlenme sonrası

9- AIDS

Belirtileri

1- Halsizlik

2- Yorgunluk

3- Ateş

4- Şiddetli ağrı ve yanma

5- Deride renk kaybı ve çöküntü, kızarıklık, kabarcıklar

6- Başağrısı

7- Derinin kabuklanıp dökülmesi

Tanı ve tedavi

Derideki belirtilerle birlikte gelen ağrılar nedeniyle genellikle tanı koyulması kolaydır. Özel durumlarda virüsün saptanması için pahalı yöntemler uygulanır. Kabarcıklardaki sıvıda bulunan bazı hücrelerin mikroskop ile belirlenmesi tanıyı destekler.

Zona hastalığı birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Genellikle ağrı kesiciler ve sıvı pansumanlar hastayı rahatlatmak amacıyla kullanılır. Sıvı pansumanlar kabarcıkların hızlı kurumasını sağlar. İlk 72 saat içinde sistemik antiviral ilaçlar kullanılmasıyla, döküntü ve ağrı süresi kısalır. Bunun dışında B1 – B6 vitaminleri, antiinflamatuarlar, kaşıntıya karşı antihistaminler, dıştan da antiseptik anestezik krem ve solüsyonlar kullanılmaktadır. Gözle ilgili zonada göz kremleri uygulanır.

Ender görülse de daha önce zona hastalığı geçirmiş hasta, direnci aşırı düşürecek bir durum karşısında yeniden bu hastalığa yakalanabilir.

Anayasa Nedir?

Anayasa nedir?

Devletin kuruluşunu, yasama, yürütme ve yargılama kuvvetleri ile yurttaşların hak ve görevlerini düzenleyen temel kanundur. Anayasalar genel olarak temel hükümler koyarlar. Değişebilir ayrıntıları öbür kanunlara bırakırlar. Türkiyede milletçe yapılan ilk anayasayı 20 ocak 1921'de Birinci Büyük Millet Meclisi, İkinciyi de 20 nisan 1924'te İkinci Büyük Millet Meclisi hazırladı.

27 mayıs Devrimi'nden sonra Kurucu Meclis'in hazırladığı üçüncü anayasa, 9 temmuz 1961'de halk oyuna sunulup milletçe kabul edildi. 9 nisan 1963'te çıkarılan bir kanunla 27 mayıs «Hürriyet ve Anayasa Bayramı» olarak ulusal bayramlarımız arasına katıldı.  Anayasa denilen bu belgeyle ayrıca kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına almıştır. Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirtir. Devletin temel kanunudur. Vatandaşların temel hak ve görevlerini bildirir.

Anayasa değişikliği için kaç milletvekili ve kaç oy gerekir?

TBMM’de anayasa değişikliği önerisi, 330 milletvekilinin onayını alırsa, referanduma gider ve 367 milletvekiliyle de yeni bir anayasa yapılabilir.

Sivil Anayasa nedir?

Bağımsız yargı çerçevesinde, anayasanın kurallar bütünü dahilinde, hiç bir fikirden etkilenmeyen, dil, din, ırk, cinsiyet gözetmeden tüm toplumun eşit haklar içinde yaşaması için oluşturulan kurallar bütününe sivil anayasa denir.

Anayasa'nın değişmez 3 maddesi hangileridir?

Madde 1– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Madde 2– Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru,milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Madde 3– Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. milli Marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara'dır.

Anayasa Türleri nelerdir?

1- Yazılı Anayasa

2- Geleneksel Anayasa

3- Yumuşak Anayasa

4- katı (Sert) Anayasa

5- Çerçeve Anayasa

6- Kazuistik Anayasa

Anayasa kanunlarının değişikliği üzerinde Cumhurbaşkanı'nın yetkileri

1982 Anayasası, Anayasada değişiklik yapılması usulünü 175’inci maddesinde düzenlemiştir. Anayasanın 175’inci maddesi, Cumhurbaşkanına, Anayasa değişikliği sürecinin onay safhasında çok önemli yetkiler vermiştir. Cumhurbaşkanının sahip yetkiler Anayasa değişikliğinin kabul edilmesinde ulaşılan karar yetersayısının beşte üç veya üçte iki olmasına göre değişmektedir.

Beşte Üç çoğunlukla kabul edilmiş Anayasa değişikliği kanunları üzerinde Cumhurbaşkanı'nın yetkileri nelerdir?

1- Halkoylamasına Sunma Yetkisi

2- Geri Gönderme Yetkisi

Üçte İki çoğunlukla kabul edilmiş Anayasa değişikliği kanunları üzerinde Cumhurbaşkanı'nın yapması gerekenler nelerdir?

1- Anayasa değişikliğini onaylama.

2- Halkoylamasına sunma.

Dış Bağlantılar

http://www.tbmm.gov.tr/anayasa.htm

Tevkifat Nedir?

Tevkifat nedir?

Tevkifat sözlük anlamı olarak para konusunda kesintiler anlamdındadır. Vergi ile ilgili konularla muhattap olanların pekde yabancı olmadıkları bir konu.

Gelir vergisi tevkifatı nedir?

Gelir vergisi yasasının 94. maddesinde sayılan gelir türleri üzerinden, yasa maddesinde yer alan ve Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmiş oranlarda yapılan kesinti, gelir vergisi tevkifatı olarak adlandırılır.

Tevkifatlı fatura nedir?

Tevkifatlı faturanın normal fatura ve irsaliyeli faturadan bir farkı yoktur buradaki tek ayrım kdv ayrımıdır, devletin oto kontrol sağlıyarak alacağı olan kdv'yi sadece satıcı kanalı ile almak yerine ödeme ediminin düzgün olması için alıcı ve satıcı arasında bölüştürerek her ikisinden'de almasıdır.

Tevkifat yapacak kuruluşlar hangileridir?

1- Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler,Köyler ve bunların teşkil ettikleri birlikler,

2- Döner sermayeli kuruluşlar,

3- Kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,

4- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

5- Üniversiteler (vakıf üniversiteleri hariç),

6- Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,

7- Bankalar ve özel finans kurumları,

8- Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),

9- Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,

10- Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,

11- Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,

12- Hisse senetleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kote edilmiş şirketler.

Tevkifat uygulanacak işlemler nelerdir?

1- Yapım işleri ile bu işlere ilişkin mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetleri,

2- Temizlik, bahçe ve çevre bakım hizmetleri,

3- Özel güvenlik hizmetleri,

4- Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri,

5- Her türlü yemek servisi,

6- Danışmanlık ve denetim hizmetleri,

7- Yapı denetim hizmetleri,

8- Hisse senetleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kote edilmiş şirketler.

Tevkifat uygulanmayacak durumlar nelerdir?

Tevkifat kapsamına giren bu işlemlerin tamamı “hizmet” mahiyetindedir. Katma Değer Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde tanımı verilen “teslim” mahiyetindeki işlemler bu bölümde düzenlenen tevkifat uygulaması kapsamına girmemektedir.Bu nedenle yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların, tevkifat kapsamına giren hizmetlerde kullanılacak olanlar da dahil olmak üzere piyasadan yapacakları her türlü mal alımında tevkifat uygulanmayacaktır. Ancak kapsama giren hizmetleri ifa edenlerin bu amaçla kullandıkları mal, madde ve malzemelere ait tutarlar hizmet bedelinden düşülmeyecek, tevkifat, kullanılan malzemelere ait tutarlar da dahil olmak üzere toplam hizmet bedeli üzerinden hesaplanacaktır.

Tevkifat kelimesinin cümle içerisinde kullanımı

“Söyledikleri doğruysa yani eğer yine tevkifat başladıysa, bize de gelirler.” (Bu cümlede tevkifat kelimesi tutuklamalar anlamında kullanılmıştır.)

Sözlükte tevkifat ne anlama gelmektedir?

1- Para konusunda kesintiler.

2- Tutuklamalar.

Dış Bağlantılar

Katma Değer Vergisi Tevkifat Oranları

Navlun Nedir?

Sözlükte “navlun” ne demek?

1. Bir yerden başka yere ulaştırmak için gemiye alınan eşyanın tümü.
2. Taşıyıcı tarafından, gemisinde taşınacak yük için istenen ücret.

Navlun kelimesinin ingilizcesi

n. cartage, freight, portage, carriage, transportation
Köken: Yunanca

Navlun ne demek? (Ekonomi)

(Freight) Gemi ile yapılan taşımacılıkta taşıma ücretlerine navlun ismi verilir. Navlun tutan, navlun sözleşmesinde belirlenir. Navlun sözleşmesi taşıyıcı ile taşıtan arasında yapılır. Eğer taşıma amacıyla geminin tamamı kiralanmışsa buna "charter navlun sözleşmesi", sadece belirli bir eşyanın taşınması için navlun sözleşmesi yapılmışsa buna da "konşimento" denir.

Gitar Nedir?

Gitar nedir?

Gitar, parmakla veya pena ile çalınan, esasen sekiz şekline benzeyen, yan kısımları oval, sap üzerinde ses perdeleri olan, telli bir çalgı türü. Gitarlar genelde altı tellidir ve farklı çeşitlerdeki ağaç türlerinden yapılabilirler. Gitar neredeyse her türlü müzik türünde kullanılan bir müzik aletidir.

Gitar türleri nelerdir?

1- Klasik gitar: Klasik gitar, gitar türlerinin en ilkeli ve sadesi olarak tanımlanabilir. Gitarın gövdesinin ortasında ses deliği denilen yuvarlak bir boşluk bulunur. Gitarın telleri titreştiğinde gövdenin içinde bulunan hava titreşir ve tek çıkış noktası olan bu yuvarlak boşluktan dışarı ses olarak geri çıkar. Klasik gitarda; kalın 3 tel, ipek üzerine sarılmış çelik, ince 3 tel ise naylondur. Genellikle parmak ile çalınır. Klasik gitarda sağ elin görevi daha fazladır. Sağ eli kullanarak gitarda çok farklı ritim ve harmonikler oluşturulabilir. Genelde klasik ve flamenko tarzı müziklerde kullanılır

2- Akustik gitar: Görünüş itibariyle klasik gitarı andıran akustik gitarın gövdesi, klasik gitardan biraz daha şişman ve basıktır. Daha dar bir sapa ve çelikten yapılmış tellere sahip olması, akustik gitarın klasik gitarla arasındaki en büyük farktır. Tellerin çelikten olması, akustik gitarın klasik gitardan daha basınçlı gergin bir sapa sahip olmasını ve sesinin klasik gitardan daha sert ve temiz çıkmasını sağlar. Genellikle akustik gitarların en kalın 4 teli sarımlı çelik, diğer 2 teli ise sarımsız çeliktir. Akustik gitarlar genellikle penayla çalınır. Rock, Blues, ve caz müzik türlerinde çok kullanılan bir gitar türüdür.

3- Elektro gitar: Elektro gitar çok basit bir tanımla tellerin titreşimini gövdesinde bulunan manyetikler sayesinde elektrik akımına çeviren ve bir amfi yardımıyla akımı yüksek seviyede sese dönüştürebilen gitar türüdür. Diğer gitarlarla elektro gitarların kısımları aynıdır. Ek olarak elektro gitar için birkaç bölüm daha eklenebilir. Bunlar: Tremolo kolu, manyetikler, ses ve bas ayarı, switch… Elektro gitarın bir diğer özelliği ise diğer gitar türlerine göre çok daha hızlı çalınabilmesi.

4- Bas gitar: Çalışma prensibi elektro gitara benzer. Fakat sesi normal gitarlardan 1 oktav kalındır. Portede bas gitar için Fa anahtarı kullanılır. Değişik çeşitlerde bas gitarlarda bulunmaktadır: genelde 4 telli, 12 telli, 6 telli, 7 telli, 5 telli, perdesiz, kafasız.

5- Perdesiz gitar: Ara sesleri verebilmek için yapılmıştır. Normal gitara çok benzese de oldukça farklı bir ses rengine sahiptir. Perdesiz gitarı 1976 yılında Erkan OĞUR, Türk müziği seslerine olan ihtiyacı için üretmiştir. Daha sonraları perdesiz elektrik gitar, 8 telli perdesiz gitar, çift saplı elektrik ve klasik perdesiz/perdeli gibi farklı modelleri üretilmiştir.

6- Lap steel gitar: Hawaii yöresine ait bir gitardır. Gitar 6, 7 ve 9 telli olarak kullanılmaktadır. Gitar çalınırken genellikle kucaktadır. Diğer gitarlardan farklı olarak, fretlere basılarak değil, gitaristin sol eline takdığı bir metal yardımıyla tellere dokunularak çalınır.

7- 7 telli gitar: 7 telli gitar; Klasik gitarda bulunan 6 ana telin (yukarıdan aşağı; mi, la, re, sol, si, mi) haricinde bir kalın veya ince tel daha eklenmesiyle oluşan bir gitar çeşididir.

8- 12 telli gitar: 12 telli gitarlarda genellikle çelik teller kullanılır. Folk, blues ve rock and roll tarzlarında kullanılır.

9- Weissenborn gitar: Weissenborn ya da diğer deyişle H. Weissenborn bir tür lap slide gitardır ve Los Angeles'da 1920'ler ve 1930'larda Hermann Weissenborn tarafından üretilmiştir. Yaklaşık olarak 5000'den daha az sayıda orijinal enstrüman üretilmiştir ve kaç tanesinin halen sağlam kaldığı bilinmemektedir. marka şu anda reprodüksiyon ürünleri için kullanılmaktadır.

Gitarın kısımları nelerdir?

1- Sap: Gitarın klavyesinin de bulunduğu kısımdır. Bu klavyede perdeler bulunur. Klasik gitardan hem kalınlık hem de genişlik açısından daha ince olan elektro gitar klavyesi ise genelde 18 ile 24 arasında perde sayısına sahiptir. Genellikle sapın içinden truss rod adı verilen bir metal ayar çubuğu geçer. Zamanla eğilebilen bu sap, bir vida yardımı ile eski haline geri getirilebilir. Akort burguları en uçta bulunur ve genellikle metal bir aksama sahiptir.

2- Köprü: Gitarda telleri gövdeye bağlayan kısımdır. Zamanla değişim geçirmiş olmakla beraber, değişik çeşitleri de mevcuttur. Köprü, sabit ya da oynar olabilir. Oynar köprülü gitarlarda köprü bir kol (tremolo kolu) yardımı ile ileri geri hareket ettirilebilir. Bu ileri veya geri harekette köprüye bağlı olan teller gerilir ya da gevşer. Tellerin gerilip gevşemesi telden çıkan sesi etkileyeceğinden gitardan farklı notalar elde edilebilir. Köprüler genelde metalden yapılır. Köprünün baz ayarlarına dikkat edilmelidir, tellerden birinin kopması halinde elektro gitar geri dönüşü olmayan hasar görebilir.

3- Eşik: Gitarın sapında, telleri akort burgularına gitmeden önce sonlandıran kısımdır. Genelde ucuz gitarlarda plastikten oluşur. Ayrıca kemikten veya farklı malzemelerden yapılanlar da mevcuttur.

4- Manyetik: Elektro gitarda veya manyetik takılmış klasik ya da akustik gitarda teldeki titreşimlerin algılandığı kısımdır. Manyetik alanda telin titreşiminin içerideki bir sargıda akım oluşturması prensibi ile çalışır. Çift halinde (Humbucker) ya da tek (Single) olabilir. Bazı manyetikler amplifikatöre çıkış sağlamadan sinyali yükseltebilirler.

5- Pasif manyetikler: Ses titreşimlerini elektrik sinyaline herhangi bir elektronik değişime uğratmadan dönüşmesini sağlayan manyetik türüdür. En sık kullanılan manyetik türü olup, sesin tınısı (frekans cevabı) sadece manyetiğin bazı fiziksel özelliklerine (yüksekliğine, mıknatısına, sargısına) bağlıdır.

6- Aktif manyetikler: Bu manyetikler ses titreşimlerini bazı elektronik devreler ile bozulmaya uğratan manyetiklerdir. Sinyali, içerisindeki güç kaynağını (genelde bu bir pildir) kullanarak pre-amp ile güçlendiren, aktif filtrelerle ve gömülü equalizerlar ile sinyalin özgününden farklı olarak enstrumandan çıkmasını sağlayan manyetiklerdir.

7- Tremolo kolu: Tremolo kolu, gitarın eşik bölümünün bitiminde bulunur. Bu kolu öne veya arkaya gevşeterek tellerden farklı ses çıkartılması sağlanır. Klavye yönüne doğru geveşetilerek kalın, eşik yönüne gevşetilerek daha ince seslerle efekt elde edilebilir.

Sözlükte “gitar” ne demek?

Genellikle altı telli, parmak ya da penayla çalınan bir müzik aleti, kitara.