Hamuş Nedir?

Hamuş nedir?

Sözlükte fiil anlamda sakin olmak, susmak isim olarak ise suskun, çaresiz anlamında kullanılır.

Ggt Nedir?

Ggt nedir?

Gama Glutamil Transferaz kısa adıyla Ggt bir membran enzimiidir. Hücrelerde başlıca antioksidan molekül olan glutatyonun hücre dışı metabolizmasından sorumlu bir enzimdir. Yarılanma ömrü 7-10 gündür.

Ggt testi nedir?

Ggt testi; Özellikle karaciğer hastalıklarının tanısında kullanılan duyarlı bir testtir. Alkolik karaciğer bozukluğunda önce yükselir ve daha spesifiktir. Ayrıca karaciğer yağlanmasında da yükselmektedir. GGT testi bir çok durumda yüksek çıkabilmektedir. Tek başına GGT yüksekliğinde şeker hastalığı varlığı veya yatkınlığı ve alkol kullanımı ilk olarak akla gelmelidir. GGT normal değerleri erkek ve kadında çok az farklılık gösterir, kadınlarda bir miktar daha düşüktür.

Ggt nerede bulunur?

Karaciğerde duktal ve kanalikuli hücrelerinde, böbrekte proksimal renal tübüler epitelde, Beyinde, prostatda ve pankreasta duktal ve asiner hücrelerde bulunur.

Ggt normal değerleri nelerdir?

Erkek: 10-44 mg/dl

Kadın: 9-38 mg/dl

Ggt'nin yüksek çıktığı karaciğer hastalıkları nelerdir?

1- Hepatitler

2- Tıkanma Sarılıkları

3- Karaciğer İçi safra Yolları İltihapları

4- Karaciğerde Metastaz Görüldüğü Durumlar

5- Alkole Bağlı Karaciğer Hastalıkları

6- Karaciğer Yağlanması

Ggt'nin yüksek çıktığı karaciğer dışı hastalıklar nelerdir?

1- Pankreas İltihapları

2- Bazı kanser Türleri ( malign Melanom, akciğer Kanserler, Göğüs Kanserleri, Prostat Kanseri )

3- Bazı İlaçların Kullanımı Sonrası

4- Şeker Hastalığında

Rüzgar enerjisi Nedir?

Rüzgar enerjisi nedir?

Son yıllarda nüfüs artışıyla birlikte elektrikli aletler fazlalaştığı için enerji kullanımı hat safhalara ulaşmıştır. İnsanoğlu, bu enerji ihtiyacını karşılayabilmek için alternatif yollar aramışlardır bunlardan biriside “rüzgar enerji” sidir. Rüzgar enerjisi konusuna girmeden önce rüzgar nasıl oluşur ona bir bakalım. Rüzgarlar; Güneşin atmosfer kütlesine eşit olmayan biçimde yaymış olduğu ısı , yeryüzünün amorfik coğrafi yapısı ve dünyanın kendi etrafında dönmesi sonucu oluşurlar. Rüzgar enerjiside; Güneşin, yer yüzeyini ve atmosferi farklı derecede ısıtmasından rüzgar adı verilen hava akımı oluşur. Hava akımının hızlı yer değiştirmesi ile içindeki parçacıkların hareketi de hızlı olur. Havanın bu özelliğini kinetik enerjiye dönüştürme işlemine Rüzgar Enerjisi adı verilir. Rüzgar enerjisinin kaynağı güneştir. Rüzgar enerjisi yenilebilir enerji kaynaklarındandır ve son derece önemlidir.

Rüzgar enerjisi kullanım alanları nelerdir?

1- Evler.

2- İşletmeler.

3- Park, bahçe ve cadde aydınlatmaları.

4- Sinyalizasyon.

5- Sulama sistemleri.

6- Karavan, tekne ve mobil istasyonlar.

7- Elektrik enerjisi ihtiyacı olabilecek her yer.

Rüzgar enerjisi genel özellikleri nelerdir?

1- Atmosferde bol ve serbest olarak bulunur.

2- Yenilenebilir ve temiz bir enerji kaynağıdır.

3- Enerjisi hızının küpü ile orantılıdır.

4- Yoğunluğu düşüktür.

5- Enerjisinin depolanması, başka bir enerjiye çevrilmesi ile mümkündür. Çevre kirliliği yaratmaz.

Rüzgar nerelerde oluşur?

1- Basınç gradyanının yüksek olduğu yerler.

2- Yağışların sürekli esen rüzgara paralel olduğu vadiler.

3- Yüksek, engebesiz tepe ve platolar.

4- Yüksek basınç gradyanlı düzlükler ve sürekli rüzgar alan az eğimli vadiler.

5- Güçlü jeostrofik rüzgar alanlarının etkisinde kalan tepe ve zirveler.

6- Jeostrofik rüzgar ve termal gradyan alanına sahip kıyı şeritleri.

Rüzgar enerjisinin üstünlükleri nelerdir?

1- Atmosferi kirletici etkiye sahip gazların salınmaması,

2- Temiz bir enerji kaynağı olması,

3- Kaynağının tükenmemesi (güneş, dünya ve atmosfer olduğu sürece),

4- Rüzgar tesislerinin kurulumu ve işletilmesinin diğer tesislere göre daha kolay olması,

5- Enerji üretim maliyetlerinin düşük olması,

6- Güvenilirliğinin artması,

7- Bölgesel olması ve dolayısıyla kişilerin kendi elektriğini üretebilmesi.

Rüzgar türbini nedir?

Rüzgar türbinleri, rüzgardaki kinetik enerjiyi önce mekanik enerjiye daha sonra da elektrik enerjisine dönüştüren sistemlerdir.

Rüzgar türbinlerinin çeşitleri nelerdir?

1- Yatay eksenliler

2- Dikey eksenliler

Dış Bağlanılar

Yatay eksenli rüzgar türbini örneği

Dikey eksenli rüzgar türbini örneği

Sinüzit Nedir?

Sinüzit nedir?

Burun boşluğu çevresinde bulunan frontal (alın kemiği), sfenoid, maksilla ve etmoid kemikler içinde hava bulunan ve burun boşluğuna açılan, sinüs denen boşlukların iltihabı. Bu sinüslerin dördü sağda, dördü soldadır. Sinüslerin iç yüzeyi burun boşluğunu örten kirpikli epitelle kaplıdır. Burun gibi salgı yaparlar. Bu salgı burun boşluğuna dökülür.

Sinüzitler açık ve kapalı olarak iki grupta incelenir. Açık olanlar buruna boşalır, kapalılar boşalmaz ve içeride basınç yaparak şiddetli ağrıya sebep olurlar.

Sinüzitin Sebepleri

1) Nezle, 2) Yüzme ve dalma sporu, 3) Kazalar, çarpma gibi travmalar, 4) Diş çekimleri, çürükleri, diş cerrahisi, 5) Maden ocakları gibi derinlerde çalışma.

Kolaylaştırıcı faktörleriyse şunlardır:

1) Geniz bademciği, 2) Burunda eğrilik (septum deviasyonu), 3) Burun eti (polip), 4) Allerjik nezle, 5) Soğuk ve yağışlı hava, 6) Kötü beslenme, 7) Bazı genel vücut hastalıkları.

Hastalığın seyri

Ağrı en önemli belirti olup, enfekte sinüs çevresindedir. Ağrı öne eğilmekle, üzerine basmakla artar. Kaş üzerinde, gözün altında, şakaklarda, bazen gözün arkasındadır. Eğer hastalık kronikleşirse (uzun süre devam ederse) ağrının şiddeti azalır, daha künt dolgunluk ve ağırlık şeklinde duyulur.

Burun tıkanıklığı, burundan öne veya burun gerisine akıntı(açık tip ise), sinüs çevresinde şişlik yapabilir. Ateş, genel durum bozukluğu, iştahsızlık ortaya çıkabilir.

Sinüzitler tedavi edilmezse şu kötü sonuçlar görülebilir:

1. Osteomyelit, sinüsün çevresindeki kemikler iltihaplanır. Devamlı akıntılar ortaya çıkar. Tedavisi çok güçtür.

2. Gözde, göz kapağında kızarma, iltihap, şişme.

3. Kafa içine geçerek menenjit, beyin apseleri, beyin damarlarında iltihaplar.

4. Bademcik iltihabı, bronşit, bronşektazi, astıma yolaçabilir.

Tedavinin uygulanması

Akut sinüzitte:
Uygun antibiyotik, anti histaminikli (allerjiye karşı ilaçlar) veya antihistaminiksiz dekonjestanlar (şişlik azaltıcı) ağızdan alınır. Bir hafta-10 gün burun damlası, buhar, ağrı kesiciler kullanılır.

Kronik sinüzitte:
Dekonjestanlar veya buharla iltihap buruna akıtılmaya çalışılır. Uygun antibiyotik kullanılır. İğne ile girilip, frontal sinüs yıkanabilir. Cerrahi olarak sinüsün içi boşaltılır, mukoza kazınır, buruna yeni bir drenaj yolu açılır. Alın sinüzitinde sinüs yağ dokusuyla doldurulabilir.

Bir de halk arasında acı kavun veya hıyar diye bilinen küçük bir yabani meyve vardır. Bunun suyu sıkılıp, saflaştırılıp, sonra fizyolojik serumla belirli bir oranda sulandırılıp, belirli bir miktar da benzoik asit ilave edilir ve uygun dozda buruna damlatılırsa, sinüzite çok iyi gelmektedir. Bu husus, yapılan ilmi çalışmalar sonunda doğrulanmıştır. Ancak fazlası zehirlenme yapabileceğinden dikkatli olmalıdır.

Sözlükte “sinüzit” ne demek?

1. Ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile beliren yüz sinüslerinin yangılanması.

Sinüzit kelimesinin ingilizcesi

n. sinusitis
Köken: Fransızca

Reboot ne demek? Reboot anlamı Nedir?

reboot ne demek?

İngilizce bir kelime olan reboot Türkçe’de; “yeniden aç” anlamına gelmektedir.

Reboot kelimesinin diğer dillerdeki anlamlarına http://nedir.dictionarist.com/reboot bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Egoist Nedir?

Sözlükte “egoist” ne demek?

1. Bencil, hodbin.

Cümle içinde kullanımı

Sakat bir kadına tahammül edemeyecek kadar egoist miyim? – R. H. Karay

Egoist kelimesinin ingilizcesi

n. person who is overly preoccupied with himself and his needs, self-centered person, selfish person
n. egoist, egotist, person who is overly preoccupied with himself and his needs, self-centered person, selfish person
n. egoist, person who is overly preoccupied with himself and his needs, self-centered person, selfish person
Köken: Fransızca

Enerji tasarrufu Nedir?

Enerji tasarrufu nedir?

Enerji tasarrufu evde, üretimde, konforumuzda ve iş gücümüzde herhangi bir kayıp olmadan enerjinin akıllıca kullanılışı anlamına gelir, israf etmemektir ve gereksiz enerji tüketimini önlemekle yapılmaktadır.

Enerji verimliliği nedir?

Enerji verimliliği, tüketilen enerji miktarının, üretimdeki miktar ve kaliteyi düşürmeden, ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesi olan tanımlanır.

Enerjiyi neden verimli kullanmalıyız?

1- Doğal kaynaklar hızla tükendiği için

2- çevre kirlendiği için

3- Enerji için yüksek miktarda para ödendiği için enerjiyi verimli kullanmalıyız.

Evlerin ısıtılmasında nasıl enerji tasarrufu yapılır?

Isı elde etmek için elektrikli sobalar yerine gaz sobaları tercih edilmelidir. Kötü takılmış kapı ve pencerelerdeki boşluklar ve hava girişleri kontrol edilerek gerekirse izolasyonları sağlanmalıdır.

Yerleri halı kaplamak zeminde ısı kaybını azaltacaktır. Kalın astarlı perdeler kullanılarak pencerelerden ısı kaybı azaltılmalıdır. Perdeler radyatör önlerini örtmeyecek şekilde kapatılmalıdır. Odaları havalandırmak için pencereler uzun süre açılmamalıdır. 3-4 dakikalık süre yeterlidir.

Radyatörler yaldız boya ile boyanmalıdır. Radyatörlerin üst tarafına mermer levha veya kafesler konmamalıdır.

Çamaşırlar radyatör üzerinde kurutulmamalıdır. Kullanılmayan odalar ısıtılmamalı ve kapıları kapalı tutulmalıdır. Ancak bu odaların sıcaklığının 10 °C altına düşmemesine dikkat edilmelidir. Kullanılan odaların sıcaklığı 18-21 derece arasında tutulmalıdır. Bacalar kış aylarına girmeden önce kontrol ettirilerek temizletilmelidir.

Mutfakta nasıl enerji tasarrufu yapılır?

Yiyecek hazırlama ve pişirme faaliyetlerinde doğru tipte pişirme araçlarının kullanımı ile de enerjiden tasarruf sağlanır.

Her şeyden önce yemekler mümkün olan en az suyla pişirilmeli ve tencerenin kapağı sıkı bir şekilde kapalı tutulmalı, yemek kaynamaya başladıktan sonra ocak iyice kısılmalıdır. Çünkü kaynama başladıktan sonra verilen yüksek ısı daha çok suyun buharlaşmasından, dolayısıyla da enerjinin boşa harcanmasından başka hiç bir işe yaramaz. Ayrıca kapların sadece tabanına ısı verecek şekilde alev ayarlaması yapılmalıdır. Kabın kenarlarından alev taşmamalıdır.

Düdüklü tencere olarak adlandırılan basınçlı tencereler, özellikle uzun süre pişmesi gereken yiyeceklerin pişirilmesinde yakıt tasarrufu sağladığı için tercih edilmelidir. Basınçlı tencerelerin kullanılmadığı pişirme işlemlerinde ise pişirmenin daha kolay ve kısa sürede olması için kenarları kıvrımsız, tabanı düz, yan yüzleri dik ve tabanla birleştiği yerde hafif yuvarlak olan kaplar kullanılmalıdır.

Ocakların verimli yanmalarını sağlamak için daima temiz tutulmalıdır. Yiyecekler pişerken fırın kapağını sık sık açmak her seferinde soğuk havanın fırın içine girmesine, dolayısıyla da enerji kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle kapak gereğinden fazla açılmamalıdır.

Birçok yiyecek için pişirilirken fırının önceden ısıtılmasına gerek yoktur.

Konutlar aydınlatılırken nasıl enerji tasarrufu yapılır?

Kullanılmayan alanlar aydınlatılmamalıdır. Çok sayıda ufak ampul yerine büyük bir ampul kullanılmalıdır. Çalışırken masa lambası kullanılmalıdır. Ampullerin üzerine ışığı az geçiren abajurlar kullanılmamalıdır. Genel ışıklandırma yerine kısmi ışıklandırma tercih edilmelidir. Duvarlar açık renklere boyanarak daha çok ışık yansıması sağlanmalıdır. Merdiven aydınlatılmasında küçük ampullerin kullanılmasına özen gösterilmelidir. Evimizde enerji kaybına engel olmak için halojen ve normal ampuller yerine floresan lambalar kullanılmalıdır. Böylece %40 oranında enerji tasarrufu sağlayabiliriz.

Elektrikli ev aletlerinde enerji tasarruf yöntemleri nelerdir?

1- Buzdolabı: Buzdolaplarının verimli kullanılmasında öncelikle düzenli olarak bakım yaptırmak gerekiyor. Ayrıca, buzdolabının etrafının toz ve hava sirkülasyonu etkileyici diğer maddelerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulması gerekiyor.

2- Klimalar: İhtiyaçtan çok büyük bir klima enerji kaybına sebep oluyor. Evin güneş alan kısımlarının ağaçlarla gölgelenmesi, cam filmleri, pencere ve duvar tenteleri pasif soğutma yöntemlerinin uygulanması da klimanın soğutma yükünü azaltıyor, dolayısıyla daha az enerji kaybına sebeb oluyor.

3- Ocak ve fırınlar: Eğer evde birkaç tane fırın varsa daima küçük olanın tercih edilmesi gerekiyor. Çok gerekli değilse ön ısıtma yapılmaması, yapılsa bile bu sürenin 10 dakikayı geçmemesi gerekiyor. Mikrodalga fırınlarda pişirme 2-10 dakika, ısıtma ise 10-30 saniyede gerçekleşiyor. bu nedenle geleneksel fırınlara göre yüzde 66 daha az elektrik harcıyor.

4- Çamaşır makineleri: Yüksek sıcaklıkta yıkamak yerine ılık suyla yıkamak, durulamanın ise soğuk su ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, yıkama programları tam kapasite çalıştırılmalı. Eğer mümkünse çamaşırlar dışarıda güneş ve rüzgardan yararlanarak kurutulmalı. Bu arada, önden yüklemeli makineler, üstten yüklemeli makinelere göre daha az enerji tüketiyor.

5- Bulaşık makineleri: Bulaşık makinesi yerleştirilirken çevresinde en az 5 cm. boşluk bırakılarak ısınmadan dolayı oluşan sıcak havanın kolayca dağılması sağlanmalı. Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah ve akşam saatlerinde yıkama yapmalı. Bulaşıkları ön durulamaya tabi tutmak gereksizdir, gerektiği durumlarda sıcak su yerine soğuk su kullanılmalı. Bulaşıkların sanitasyonu için yüksek sıcaklıkta yıkama arzu edilmedikçe 55 derece su sıcaklığı yeterlidir. Tam kapasite dolmadıkça makine çalıştırılmamalı.

6- Elektrikli süpürge: Elektrikli süpürgelerin torbası sık sık boşaltılmalı. Bu işlem, süpürgenin emme gücünü yükselteceğinden daha verimli ve daha çabuk temizlemeyi sağlar. Ayrıca yılda en az bir kez motor bölümü açılıp, buradaki toz ve pamukçukların temizlenmesi gerekiyor. Diğer ev araçları: Küçük ekranlı televizyonlar büyük ekranlara göre daha az elektrik enerjisi tüketiyorlar. Ses düzeyinin düşük tutulması da elektrik enerjisi tüketimini azaltıyor. Saç kurutma işlemi mümkün olduğu kadar havlu ile makine kullanılmadan yapılması gerekiyor. Ortalama olarak, bir saç kurutma makinesinin 10 dakika çalışması 60 watt'lık bir lambanın 3 saat yanmasına eşdeğer bir enerji tüketiyor. Bu arada, akıllı sayaçlar ile puant tarifesinden yararlanarak, elektrik tüketiminin indirimli ücret tarifesi uygulanan zaman dilimlerine kaydırılmasıyla, aynı miktarda tüketilen elektrik için daha az ücret ödeniyor.

Sanayi kuruluşlarında enerji nasıl verimli kullanılır?

1- Proses aydınlatmasında floresan ve civa buharlı lambaları, yüksek basınçlı sodyum lambalarla değiştirin.

2- Gece de çalışan işletmelerde daha az insanın girip çıktığı bölümlerdeki iklimlendirme ünitelerini ayarlayın.

3- Gerekmediği zamanlarda egzost fanlarını, fırınları, motorları vb. kapatın.

4- kompresör hava girişlerinin sıcak ekipman odaları yerine daha soğuk yerlerden olmasını sağlayın. verim iyileştirmeleri ve geri ödemeler ilgi çekicidir.

5- Buhar ve basınçlı hava kaçaklarının işletmeye maliyeti çok pahalıdır. Düzenli auditlerle ortaya çıkarılmalıdır.

6- yanma havasının kalbi olan hava fazlalık katsayısının dikkatli kontrolü, önemli enerji tasarrufu sağlar.

7- İşletme tarife yapısına ve güç faktörüne göre güç faktörü iyileştirmesi ile büyük tasarruflara ulaşılabilir.

8- Proses hatları ve tankların yalıtımı ile önemli tasarruflar elde edilebilir.

9- Özellikle yeni uygulamalar söz konusu olduğu zaman enerji verimli motorların kullanılması, kendini kısa sürede amorti eder.

10- Şayet basınçlar fazla tasarlanmışsa, basıncın azaltması prosesi ısıtmayacaktır ve büyük tasarruflar söz konusudur.

11- Endüstriyel tesisler genellikle yetersiz olarak yalıtılır. Uygun yalıtım büyük kazanç demektir.

12- Büyük kompresörlerde hava veya su soğutmasıyla atılan ısıyı uygun tasarımla özellikle kışın mahal ısıtmalarında kullanmak mümkündür.

13- plastik şeritler, kapı tamponları ve hava perdeleri büyük giriş kapılarından enfiltrasyonun bloke edilmesine yardımcı olur.

14- Ekonomizerler, dış havanın optimum kullanımını sağlarlar. Kullanımları ile elde edilen tasarruflar büyüktür.

15- Tüm alanları ısıtmak yerine kısmi ısıtma yapmak için kullanılan radyant ısıtıcıların geri ödemesi ilgi çekicidir.

16- Isıtılan açık tankların kapatılması büyük enerji tasarruflarına yol açar.

17- Ekipmanların zamanlamasında yapılabilecek küçük değişimler talep yüklerini önemli oranda azaltır.

18- spot havalandırma, gerekli iklimlendirilmiş hava miktarını azaltır. Tasarruflar büyüktür.

Enerji tasarrufu konusunda halkı bilinçlendirme?

Enerji tasarrufu konusunda halk bilinçlendirmelidir. Bilinçlendirme çalışmaları olarak şunlar yapılabilir:

1- okul ve Kamu Kurumlarına Yönelik Seminerler

2- Enerji Tasarrufu Haftası Etkinlikleri

3- Enerji'nin verimli kullanılmasını anlatan Spot Filmler

4- Enerji verimliliği konusunda çeşitli broşür ve kitapçıklar hazırlanarak apartmanlar, dükkanlara ve kişilere dağıtılabilir.

Dış Bağlantılar

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı

Abazan Nedir?

Abazen kelimesinin sözlük anlamı

1. Uzun süre cinsel ilişkiden uzak kaldığından aşırı istekli kimse.
2. Aç, yoksul kimse.

Abazen kelimesinin ingilizcesi

adj. horny (Slang); very hungry, starved, famished

Medeniyet Nedir?

Medeniyet (Uygarlık) nedir?

Uygarlık veya medeniyet, bir ülke veya toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder. Uygar kelimesi, yerleşik hayata ilk geçen Türk kavimi olan Uygurlardan gelmektedir.

Medeniyet ve uygarlık kavramları çoğunlukla aynı anlamda kullanılmakla birlikte, uygarlığın daha geniş bir anlam taşıdığını ifade etmek mümkündür.

Medeniyetin, belirli bir insan topluluğu veya topluluklarının belirli bir coğrafya üzerinde ve belirli bir zaman içinde ortaya koydukları değerlerle sınırlı olmasına karşı; uygarlık kavramının, binlerce yıl devam eden gelişmeler sonunda, insan aklının, bilim ve teknolojisinin katkısı ile ortaya çıkan ve tüm insanlığın eseri ve malı olan evrenselliği sözkonusudur.

Uygarlığın doğuşuna ve yükselişine Çin'den Uygur ve Orta Asya Türklerine; Hindistan'dan ve Mezopotamya medeniyetinden eski Mısır medeniyetine; Ege kıyılarındaki antik çağ sitelerinden Roma'ya; Batı Avrupa'da aydınlanma çağını yaratan, sanayi inkılabını gerçekleştiren milletlere ve nihayet Amerika ve Uzak Doğu'daki Japonlar'a kadar, tarih boyunca sayılamayacak kadar çok ülkenin ve ulusun katkısı olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.

Ünzile Nedir?

Ünzile nedir?

Ünzile Arapça kökenli bir kelimedir. Kız ismi olarak kullanılmaktadır. “İndirilmiş, inzal olunmuş” anlamında Kur’an’da geçen bir sözcük olarak bilinmektedir. Şebnem ferah, Sezen aksu gibi sanatçıların şarkılarına konu olan kelimedir.

Ünzile cümle içerisinde kullanımı

“Bir su gibi saydam ve sakin… Susar kadın ünzile.”( Şebnem Ferah)

Mükellef Nedir?

Sözlükte “mükellef” ne demek?

1. Bir şeyi yapmak zorunluluğu olan, yükümlü.
2. Eksiksiz, özenli bir biçimde yapılmış.
3. Vergi vermekle yükümlü olan kimse ya da kuruluş: vergi mükellefi .

Mükellef kelimesinin ingilizcesi

adj. amenable
Köken: Arapça

Mükellef ne demek? (Ekonomi)

(Tax – payer) Yasaya göre vergi doğuran bir olay ortaya çıktığında, bu verginin yükümlüsü olan gerçek veya tüzel kişiler, örneğin gelir vergisi mükellefi vergiye tabi bir gelir elde eden kişidir. Bunun gibi, kurumlar vergisi mükellefleri de gelir sağlayan işletmelerdir. Vergi mükellefi ile vergiyi bizzat ödeyen (müeddi) her zaman aynı kişi olmayabilir. Örneğin memur maaşlarından kesilen gelir vergisinin mükellefi memurun kendisidir, oysa vergiyi memurun maaşından kesen ve ödeyen ise işveren durumundaki kurumdur.

Nöroloji Nedir?

Nöroloji nedir?

Sinir sisteminin anatomi, fizyoloji ve hastalıkları ile ilgilenen tıp dalı. Nörologlar, beyin, omurilik ve çevre sinirlerin rahatsızlıklarının tedavisi ile ilgilenirler.

Sinir sistemi vücudun idaresinde rol alan, yapısı ve işleyişiyle çok karışık olan bir sistemdir. Bu sistemin incelenmesi, fonksiyonlarının aydınlatılması daha çok son yüzyılda olmuştur. Elektroensefalografi metodunun, bilgisayarlı beyin tomografisinin ve manyetik rezonans cihazının tıp alanında kullanılmaya başlanması bu ilmin erken teşhis ve yerinde tedavi imkanlarını arttırmıştır. Beyni, omuriliği ve etraf sinirlerini ilgilendiren hastalıklar, (tümör, iltihap, kazalar vb.), umumiyetle aynı şeylerdir. Ancak bu yapıların görevine göre vücuttaki aksaklığın şekli ve genişliği değişir. Etraftaki sinirlerin rahatsızlıklarında görülen, o sinirin gittiği bölgede kuvvet ve his azalmasıdır. Yine sinirsel etkiyle bu bölgelerde terleme ve kanlanma da bozulur. Bunun sebebi bitkisel sinir sistemi liflerinin de etraf sinirleri içinde taşınmış olmalarıdır.

Omurilik, organlardan beyne hissi, beyinden etrafa motor (hareketle ilgili) uyarılar ulaştıran bir ana yoldur. Buranın rahatsızlığında kuvvet kaybı, his kaybı ve bitkisel fonksiyonların yapılamaması ortaya çıkar. Ayrıca omuriliği zedelenen kişi, idrar ve dışkı kontrolünü de kaybeder.

Beynin hastalıkları genel veya lokal olabilir. Bir tümör veya travma (zedeleme, yaralama) lokal etkiyle çeşitli belirtiler ortaya çıkarırken, beyin iltihabı (ensefalit) veya zehirlenme bütün vücudu etkileyen belirtilere sebep olacaktır.

Yakın zamana kadar sinir sistemiyle ilgili bir rahatsızlıkta nörologun yapacağı pek bir şey yoktu. Halen de ilerlemiş bir beyin tümörünün tedavi açısından pek de yüzgüldürücü olduğu söylenememektedir. Belirtilerin iyi değerlendirilmesi ve teşhis metodlarının yerinde kullanılması erken teşhisi sağlar. Nöroşirürji (beyin ve sinir cerrahisi) alanındaki ilerlemeler, tedavisi imkansız olarak ele alınan birçok nörolojik hastalığı tedavi edilebilenler arasına sokmuştur. Nörolojinin ilgilendiği hastalıklara misal olarak; multipl skleroz, sinir felçleri, konuşma bozuklukları, parkinson hastalığı gibi hastalıklar sayılabilir.

Sözlükte “nöroloji” ne demek?

1. Sinir sistemini inceleyen ve sağaltımı ile uğraşan tıp dalı, sinirbilim, nevroloji.
2. Hastanelerde sinir hastalıklarıyla ilgili bölüm.

Nöroloji kelimesinin ingilizcesi

n. neurology
Köken: Fransızca

Viagra Nedir?

Viagra nedir?

Penis sertleşmesi bozukluğu çoğu erkeğin korkulu rüyası olan bir hastalıktır. Penis sertleşmesi sorunu belirli bir yaş sonrasında kaçınılmaz durumdur. Erkekler bu tip sorunları yaşarken 1998 yılında Pfizer tarafından Viagra (Sildenafil Citrate) adı verilen bir ilaç Amerika birleşik devletlerinde fda onayı alarak satılmaya başlandı. Viagra (Sildenafil Citrate) erkeklerin penis sertleşmesi sorununa çözüm olarak piyasa sürülmüştür. Bizim toplumumuzda erkekler genellikle böyle sorunlar için doktor'a gitmek istemezler. Viagra'nın özellikleri arasında cinsel gücü arttırdığı ve ereksiyon sağladığı görülmektedir. Öyle ki toplumsal olarak bu hastalık bazı evliliklerin bile son bulmasına sebep olmuştur.

Cinsel organın sertleşmemesi veya cinsel ilişki için yeterli süre sert kalamaması (empotans) değişik nedenlerle ortaya çıkabilir. Psikolojik nedenlerle olabileceği gibi bazı ilaç etkileşimleri veya damarsal sorunlar temelde yatabilir.

Penis sertleşmesi, bir erkeğin cinsel olarak uyarılması ile penise doğru kan taşıyan atardamarların genişlemesi ve daha çok kanı penisin süngersi dokularına taşıması ve penisten kanı geri götüren toplardamarlarında büzülmesi ile kanın penis içindeki süngersi dokularda göllenmesi ile başlar. Kan akımındaki bu kontrol, süngersi dokudaki endOtel ve sinir hücrelerinden salgılanan No (nitrik oksit) tarafından sağlanır. No, atardamar duvarlarının genişlemesini sağlayan Siklik guanosine monofosfat (Gmp) yapımını uyarır. Sidenfil Citrate (viagra) cinsel uyarı ile gmp yapımı arttığında devreye girer ve ortamdaki Gmp'yi parçalayan Enzimleri baskılar, Gmp'nin etkinliğini arttırarak sertleşmeyi ve sertleşmenin uzun sürmesini sağlar.

Viagra'yı nasıl kullanmalıyım?

Cinsel ilişkiden bir Saat kadar önce alınması önerilen Viagra, yutularak alındıktan 30 Dakika kadar sonra etkinliğini göstermeye başlar ve etkisi 4 saat kadar sürer. Doz ayarlanması ve ilacın kullanımı hekim kontrolünde yapılmalıdır. Günlük önerilen dozu 50 mg.'dır. 25 mg. da yeterli olabilmektedir. Bazı kişilerde doz, 100 mg.'ye kadar, sadece doktor tarafından yükseltilebilir.

Viagra'nın yan etkileri varmıdır varsa nelerdir?

Viagra kullanan kişilerde vücudun diğer bölgelerinde de atardamarlarda genişlemeler olacaktır bu etki dolayısı nedeni ile baş ağrısı, baş dönmesi gibi şikayetler görülebilir. Mutlaka uzman doktor önerisi ile kullanılması gerekir. İlacın diğer yan etkileri de; görmede bulanıklaşma, midede yanma, yüzde kızarma, burun akıntısı, ışığa karşı hassasiyettir. Yan etkiler doz yükseldikçe artmaktadır.

Viagra'nın dozu kim tarafından nasıl ayarlanır?

Viagra'nın çeşitli dozları vardır. (25, 50, 100mg). Eğer beklediğiniz sonucu elde edemediyseniz doktorunuzla görüşünüz. En iyi kararı doktorunuzla birlikte vereceksiniz.

1- Doktorunuzun tavsiyesinden fazla doz kullanmayınız.

2- Viagra'yı günde bir defadan fazla kullanmayınız.

3- 65 yaşın üstündeyseniz, ciddi karaciğer veya böbrek probleminiz varsa doktorunuz en düşük Vigra dozundan (25mg) almanızı isteyecektir. Eğer proteaz inhibitörü kullanıyorsanız, doktorunuz 25mg'lık Vigra dozunu önerecek ve iki günde bu 25mg'lıktan bir taneden fazla almamanızı tavsiye edecektir.

Kimler Viagra'yı kullanmamalıdır?

1- nitrat içeren nitrogliserinli vs kalp ilaçlari kullananlar Vıagra kullanmamalıdır.

2- Tehlikeli şekilde tansiyon düşürebilir.

3- Çocuklar ve kadınlarda Vıagra kullanmamalıdır.

4- Viagra kullanmadan önce Check-up yaptırılmalıdır.

5- Erektil fonksiyon bozukluğunun nedeni bilinmelidir.

6- Lösemi, Akdeniz anemisi, myeloma gibi peniste ereksiyon olmamasına neden olabilen hastalıkları olanlar.

7- kalp krizi geçirenler, felc, inme, beyin kanamasi geçirenler, veya son 6 ayda hayati tehlikesi olanlar.

8- Önemli düşük tansiyon veya yüksek tansiyon yaşayanlar.

9- Kalp yetmezliği yaşayanlar veya kroner damar hastalıkları olanlar.

10- “Retinitis pigmentosa' denen bir göz bozukluğu olanlar.

Viagra bağımlılık yapar mı?

Viagra, cinsel gücü pekiştirmek açısından erkeklerde o kadar garantili bir etkiye sahip ki bir tür psikolojik bağımlılık yaratabiliyor. Normalde ereksiyon bozukluğu yaşamayacak bile olsalar, bazı kullanıcılar ‘her ihtimale karşı’ viagra almayı sürdürüyorlar. Bu bağımlılıkla mücadele etmek için www.viagraholics.com sitesini ziyaret etmeniz tavsiye edilmektedir.

Viagra nerelerde nasıl muhafaza edilmelidir?

Viagra’yı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 30oC’ nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Son kullanma tarihi ile uyumlu olarak kullanınız. Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra viagra’yı kullanmayınız. Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz viagra’yı kullanmayınız.

Vigra hakkında doğru bilinen yanlışlar

1- Viagra 4-6 saat süren sürekli bir ereksiyon sağlar: Viagra’nın 12 saate kadar etkili olduğu gösterilmiştir, ancak arzu edilen faydalı farmakolojik etkilerini gösterebilmesi için seksüel stimülasyon gereklidir. Viagra penise kan akımını arttırarak ve sert bir ereksiyon gerçekleşmesini sağlayarak etkinliğini gösterir, fakat doğal seksüel stimülasyon halen gereklidir.

2- Viagra kontrolsüz kaynaklardan güvenli bir şekilde satın alınabilir: Viagra tabletlerinin yaklaşık yarısının sahte olduğu tahmin edilmektedir ve dünyada en sık sahtesi yapılan ilaçlardan biri Viagra'dır.

3- Viagra sadece yaşlı insanlar içindir: Bu yanlış düşünce Viagra için olduğu kadar ED için de geçerlidir. Oysa Türkiye’de 40 yaşın üzerindeki erkeklerin %69'u çeşitli derecelerde sertleşme sorunu yaşamaktadır.

4- Viagra kadınlar tarafından kullanılabilmesi için lisans almıştır: Viagra’nın kadın cinsel işlev bozukluğunda herhangi bir düzelme sağladığına dair kanıt gösterilmemiştir.

5- Viagra kalp krizi geçirme riskini artırır: ED’li hastalarda kardiyovasküler risk açısından Viagra ile plasebo arasında fark yoktur. ED hipertansiyon (yüksek tansiyon), diyabet veya dislipidemi gibi başka sağlık sorunları olan hastalarda daha sık görülür. Bu nedenle erkeklere eğer son zamanlarda sağlık kontrolünden geçmedilerse kontrolden geçmeleri yönünde telkinde bulunulmalıdır.

Çember Nedir?

Çember nedir?

Bir düzlem üzerinde alınan, merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklıktaki noktaların meydana getirdiği kapalı eğri. Çemberlerde çevrenin çapa oranı sabit rasyonel olmayan bir sayı olup ? ile gösterilir. Çember yarıçapı r olmak üzere çember çevresi 2 ? r’dir. Çemberin düzlemle sınırladığı yüzey parçasının alanı ise ? r 2 dir.

?= 3,1415926535899793238…dir. Bu sayıyı Semerkand Rasathanesinin kurulmasında büyük hizmetleri olan astronomi alimi Gıyasüddin Cemşid 15. asrın başlarında bulmuştu. Cemşid pi (?) sayısının on üçüncü rakama kadar doğru değerini keşfetmişti. Cemşid Pi sayısını, 3,1415926535898732 olarak belirlemişti. Bu sayı rasyonel olmadığı için yaklaşık 22/7 olarak işlemlerde kullanılabilir. Düzlemde bir çemberin üzerindeki noktaların koordinatları x 2 + y 2 = r 2 denklemini sağlarlar.

Sözlükte “çember” ne demek?

1. Merkez denilen durağan bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri; sandık, denk, fıçı gibi şeylerin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
2. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi; büyük yazma, yemeni.
3. Çocukların oynamak için çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak; aşılması, çözümü, içinden çıkılması güç durum.

Çember kelimesinin ingilizcesi

n. circle, circumference, hoop, ring, bail, circuit, girth, round
Köken: Farsça

Madde Nedir?

Madde nedir?

Boşlukta yer kaplayan ve ağırlığı olan her şey. Bu tarif genel bir nitelik taşır. Mesela üzerinde yaşadığımız yer küresi, hava, su, taş, toprak, vs. maddedirler. Maddenin şekil almış haline cisim denir. Şişe, bardak, pencere camı, ayrı ayrı birer cisimdir. Fakat hepsi cam maddesinden yapılmıştır.

Etrafımızda gördüğümüz bütün maddeler, genellikle saf değil, birer karışımdır. Mesela içtiğimiz su, homojen olduğu, her tarafı aynı göründüğü halde, içinde az da olsa tuzlar ve hava ihtiva eder. O halde bir karışımdır. Karışımların belirli özellikleri yoktur. Yalnız bir maddeye saf madde denir. Saf maddenin belirli özellikleri vardır ve bu özellikleri hiç değişmez. Tam saf madde yok gibidir. Bir madde içinde bulunan yabancı maddeler, kimya usulleri ile anlaşılmayacak kadar az olunca, bu maddeye, saf diyoruz. Saf süt demek, kimya bakımından doğru bir söz değildir. Çünkü süt belli özellikler taşıyan tek bir madde değildir.

Maddede daima değişiklikler olduğunu bilmekteyiz. Maddede meydana gelen değişikliklere olay denir. Bu ise genel olarak fiziksel ve kimyasal olmak üzere ikiye ayrılır:

Fiziksel olay: Bir madde üzerinde meydana geldiği vakit, o maddenin hüviyetini, yapısını değiştirmeyen olaydır. Mesela kağıdın yırtılması, fiziki bir olaydır. Çünkü kağıdın şekli değişmiş fakat özü yine kağıttır.

Kimyasal olay: Bir madde üzerinde meydana geldiği vakit, o maddenin hüviyet ve yapısını değiştiren olaydır. Mesela kağıdın yanması gibi.

Atomların çekirdeklerinde değişmeler, parçalanmalar olduğu, radyoaktif denilen elementlerden anlaşılmaktadır. Atomların ortasında bulunan çekirdeklerin bu parçalanmasında, bir elementin başka bir elemente dönüştüğü anlaşılmıştır. Ayrıca, Albert Einstein’in relativite teorisine göre madde ve enerji birbirine eşdeğerdir. Bu sebeple madde enerjiye, enerji de maddeye dönüştürülebilir. Mesela bir uranyum çekirdeğinin veya başka bir ağır atom çekirdeğinin ikiye ayrılmasıyla meydana gelen çekirdek bölünmesinde madde enerjiye dönüşür. Bileşik cisimlerde olduğu gibi, elementler de hep değişmekte, bir halden başka hale dönmektedir. Canlı cansız her madde değişmekte, yani eskisi yok olup, yenisi var olmaktadır. Bugün var olan her canlı, (her bitki, her hayvan) önce yok idi. Başka canlılar vardı. Bir zaman sonra da, şimdiki canlılardan hiçbiri kalmayacak, başka canlılar var olacaktır. Cansız her varlık, mesela bir element olan demir veya birkaç cisim karışımı olan taş, kemik, bütün maddeler, bütün zerreler hep değişmektedir. Yani eskileri yok olmakta ve başkaları var olmaktadır. Yeni meydana gelen madde ile, yok olan maddenin özellikleri birbirine benziyorsa, insan bu değişikliği anlayamıyor, maddeyi hep var sanıyor.

Madde hakkında dört değişik düşünce vardır:

1. Müslümanlara, Yahudilere, Hıristiyanlara ve Mecusilere (ateşe tapanlara) göre, cisimlerin maddeleri

de, sıfatları da yok iken sonradan var olmuşlardır.

2. Aristo ve onun yolunda olan felsefecilere göre cisimlerin maddeleri de, sıfatları da ezelidir. Hep vardır, derler. Bu sözün yanlış olduğunu, modern kimya bilgisi kesin olarak bildirmektedir. Böyle söyleyen ve inanan Müslümanlık inancından çıkmış olur. İbn-i Sina ile Farabi de Aristo gibi inanmışlardır.

3. Aristo’dan önce olan filozoflara göre maddeler ezeli olup, sıfatları sonradan yaratıldı derler. Bugün fen adamlarının bazıları da böyle yanlış düşünmektedir.

4. Maddenin sonradan yaratılma, sıfatlarının ezeli olduğunu söyleyen çıkmamıştır.

Müslümanlar, maddelerin ve sıfatların sonradan yaratılmış olduğunu birkaç yoldan ispat etmektedirler. Birinci yol, maddeler ve bütün zerreler hep değişmektedir. Değişmekte olan şey ezeli olamaz, sonradan yaratılmış olması lazımdır. Çünkü her maddenin kendinden öncekinden meydana gelmesi işi, sonsuz öncelere kadar gidemez. Bu değişmelerin bir başlangıcı olması, yani ilk maddelerin yoktan var edilmiş olmaları lazımdır.

Yoktan var edilmiş olan ilk maddeler bulunmasaydı, yani sonraki maddelerin kendinden önceki maddeden hasıl olması işi sonsuz öncelere gitseydi, maddelerin birbirlerinden meydana gelmelerinin bir başlangıcı olmazdı ve bugün hiçbir maddenin var olmaması lazım gelirdi. Maddelerin var olmaları ve birbirlerinden hasıl olmaları, yoktan var edilmiş ilk maddelerden üremiş olduklarını göstermektedir. Madde alemi sonradan yaratılmış olunca, bunu yoktan yaratan vardır. Çünkü hiçbir olayın kendiliğinden olamayacağı yukarıda bildirilmişti. Bugün fabrikalarda binlerce ilaç, ev eşyası, sanayi ve ticaret maddeleri, elektronik aletler, harp vasıtaları yapılmakta olup, bunların çoğu ince hesaplardan, yüzlerce tecrübeden sonra elde ediliyor. Bunlardan birine dahi kendiliğinden var oldu denilememektedir. Yerleri, gökleri, atomları ve canlıları düzenli olarak yaratan, her hareketi var eden tek bir yaratıcı vardır. Bu yaratıcı, var olması için hiçbir şeye muhtaç değildir. Hep var olması lazımdır.

Sözlükte “madde” ne demek?

1. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, özdek; sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan sözcük ya da konulardan her biri.
2. Öğe, unsur; para, mal vb. ile ilgili şey.
3. Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlıbaşına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm; ileri sürülen sorun.

Cümle içinde kullanımı

Taş, hava birer maddedir.
Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır.
– N. Cumalı

Madde kelimesinin ingilizcesi

n. material, matter, stuff, item, substance, article, clause, entry
Köken: Arapça

Madde nedir? (Felsefe)

İnsan bilincinden bağımsız, onun dışında var olan, duyumlarla algılanabilen ve bilinç tarafından imgeleştirilip yansıtılan nesnel gerçeği ifade eden felsefe kategorisi.

Madde kavramı, nesnel-somut var olan her şeyi kapsar, bu anlamda felsefenin temel sorununa. verilen maddeci yanıtla sıkı bir bağlamlılık içindedir ve bilgi teorisinin bir kavramı olarak ancak bilinçle olan ilişkisiyle birlikte etraflıca belirlenebilir.

Diyalektik maddeciliğin madde kavramı, nesnelerin, fenomenlerin ve süreçlerin sonsuz çeşitliliğini bir kenara bırakır ve sadece hepsinde ortak olan yanları, yani «nesnel gerçek olma» ve «bilincimizin dışında var olma özelliği» ni vurgular. (Lenin) Diyalektik maddeciliğe göre, maddeyi bağımsız, değişmez bütün nesnelerin kökeninde yatan bir cevher içinde arayamayacağımız gibi, maddeyi kendisinin belirli bir türüyle ya da biçimiyle (hatta, kendisinin belirli bir hareket ve gelişme biçimiyle) de özdeşleştiremeyiz. Yani, madde kategorisi, duyumlarla algılanabilen nesneleri genel olarak ifade eden «bir düşünce ürünüdür, bir soyutlamadır. » tek tek nesneleri somutlukları içinde ifade etmez. Madde, yalnızca sonsuz sayıdaki, nitelikçe farklı türlerde maddi nesnelerin, süreçlerin ve fenomenlerin sonsuz çeşitliliği içinde var olur. Bu çeşitli biçimlerin kendilerine özgü özellikleri, öğeleri, yapıları ve etkileşimleri vardır her biri daha geniş kapsamlı sistemlerin öğeleridirler, insan bilincinin dışında, ondan bağımsız olma özellikleriyle, maddilikleriyle birbirlerine bağlanmışlardır. Dünyanın maddeye dayalı tekliği, insan bilincinin dışında var olan -temel elementer parçacıklardan, insan toplumuna değin- bütün nesneleri, fenomenleri ve süreçleri kapsar. Bütün bunlar, birlik içindeki maddenin varoluş biçimleridir. Madde, yaratılamaz ve yok edilemez, sonsuza değin hareket içindedir ve durmadan yeni görünüş biçimleri ve gelişme ürünleri ortaya koyar.

Maddenin en yüksek gelişme ürünü, insan bilincidir insan beyninin maddi faaliyetinin ve insanın toplumsal pratiğinin temeli üstünde, fikirsel yansıtma yeteneği olarak doğar ve maddi olmayan karakteriyle maddenin karşısında yer alır. Bu karşıtlık, yalnızca felsefenin temel sorunu açısından mutlak bir anlam taşır bunun dışında bu karşıtlık göreceli ve koşullu bir karşıtlıktır. Çünkü bilinç, yalnızca maddenin bir ürünü olmayıp, «nesnel sürecin biçimlerinden biri olan» (Lenin) toplumsal pratiğin temeli üstünde, maddeyle karşılıklı etkileşime girerek, maddenin biçimlenmesinde gitgide daha çok etkili olur böylece maddenin, istenilen amaçlar doğrultusunda bilinçli olarak değiştirilmesi, biçimlenmesi olanaklı olur.

Maddenin sonsuz sayıdaki görünüş biçimleri, maddeye özgü sürekli hareketin ve gelişmenin sonucudurlar. Hareket, maddenin varoluş biçimidir ve daima maddenin temel varoluş biçimleri olan zaman ve mekanın içinde gerçekleşir.

Aruz ölçüsü Nedir?

Aruz ölçüsü nedir?

Aruz ölçüsü, aruz vezni olarakta bilinmektedir. Aruz ölçüsü; Hecelerin uzun veya kısa, kapalı ya da açık oluşuna dayanan hecelerin belli bir düzene göre sıralanarak ahengin sağlandığı nazım ölçüsüdür.

Ulama nedir?

Bağlama, bağlayış anlamındadır. Sessiz harfle biten kelimeyi sesli harfle başlayan kelimeye bağlayarak okumaktır.

İmale nedir?

Aruz kalıbına uydurmak için kısa hecenin uzun sayılmasıdır.

Zihaf nedir?

Aruz kalıbına uydurmak için uzun hecenin kısa sayılmasıdır.

Aruz ölçüsü kuralları nelerdir?

1- Aruz kalıbına uydurmak için uzun heceyi kısa okumak da zihaftır ve bu da bir aruz kusurudur.

2- dize sonundaki her hece uzun kabul edilir.

3- Aruz kalıbına uydurmak için kısa heceyi uzun okumaya imale denir; imale aruz kusurudur.

4- Ünsüzle veya uzun ünlüyle biten heceler uzun hece kabul edilir: “çakmak, naamahrem, biitab” sözcüklerindeki tüm heceler uzundur.

5- İçinde uzun ünlü olup ünsüzle biten “aab, yaar” gibi heceler medli hecedir; bir buçuk hece kabul edilir.

6- Kısa ünlü ile biten heceler kısa hece kabul edilir: “araba” sözcüğündeki hecelerin üçü de kısadır.

7- Dize sonundaki her hece uzun kabul edilir.

8- Sonunda iki ünsüz olan “Türk, üst, kurt” gibi heceler medli hecedir, yani bir buçuk hecedir. Başka deyişle bir uzun bir kısa hece kabul edilir.

Aruz ölçüsünde kullanılan hece çeşitleri nelerdir?

1- Açık heceler – Kısa heceler

2- Kapalı heceler – Uzun heceler

3- Bir buçuk heceler

Pcb Nedir?

Pcb nedir?

Pcb kısaltmasının farklı anlamları bulunmaktadır. Şimdi bu anlamaları inceleyelim;

Poliklorlu Bifeniller anlamına gelen Pcb; UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Programı) Kimyasallar Birimi tarafından hazırlanan ve Stokholm Sözleşmesi’nde çevre ve insan sağlığına olumsuz etkilerinden dolayı kullanılmasına yasaklama ve sınırlama getirilen 12 adet kalıcı organik kirleticiden (KOK) biridir.

.Pcb dosya uzantısı Baskılı Elektronik devre çizimi için hazırlanmış bir dosyadır. bu dosya çeşitli Elektronik devre çizim programlarında açılabilir.

Ayrıca Pcb; Printed Circuit Board kelimelerinin baş harflerinden oluşan, ekran kartı veya anakart gibi parçaların üzerine monte edildiği plakaya verilen isim olarak bilinmektedir. Pcb baskılı devre olarakta bilinmektedir.

Baskı devre (Pcb) türleri nelerdir?

1- Tek Yüzlü Pcb

2- Çift Yüzlü Pcb

3- Delikiçi Kaplama Pcb

Malzeme yüzeyi nedir?

Bir PCB'nin üst yüzeyine malzeme yüzeyi denir.

Lehim yüzeyi nedir?

Bir PCB'nin alt yüzeyine lehim yüzeyi denir.

Dış Bağlantılar

Baskı devre (Pcb) Örneği

Töre Nedir?

Sözlükte “töre” ne demek?

1. Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların tümü.
2. (dar anlamda) bir toplumdaki ahlaksal davranış biçimleri.

Töre kelimesinin ingilizcesi

[tear] v. rip, rend, lacerate
n. gate, gateway, portal, door, grand entryway, elegant entrance; (Sports) goal, place into which a player must put a ball in order to score points against the opposing team; fool, idiot
v. log, chop, cut into pieces

Hürrem Nedir?

Hürrem nedir?

Hürrem, Farsça bir kelimedir.

Hürrem bir Kadın ismidir.

Hürrem “Taze, şen şakrak, sevinçli, güler yüzlü” anlamlarına gelmektedir.

Hürrem adını kullanan tarihteki en önemli şahsiyet Osmanlı padişahı I. Süleyman'ın nikahlı eşi ve sonraki padişah II. Selim'in annesi olan Hürrem sultan'dır.

Dna Nedir?

Dna nedir?

Kalıtımda rol oynayan organik bir molekül. Bir nükleik asit çeşiti. “Deoksiribo nükleik asit” adını alır. Kısaca DNA olarak gösterilir. Canlılarda yönetici bir moleküldür. Hücrenin protein ve enzim sentezinde rol oynar. Ayrıca yeni bir hücre meydana getirecek gerekli elemanları taşıdığından hücre bölünmesinin esasını teşkil eder.

İlk defa A.F.Miescwer adlı bir araştırıcı 19. yüzyılın sonlarında hücre çekirdeğini incelerken bu maddeleri fark etmiştir.

Ökaryotik hücrelerde DNA başlıca çekirdekte bulunmakla beraber az olarak mitokondri ve kloroplastlarda da vardır. Hücre çekirdeğinde bulunan kromatin, DNA ve buna bağlı proteinlerden yapılmıştır.

1953 senesinde Watson ve Crick adlı araştırıcılar hazırladıkları modeller üzerine DNA yapısını açıklamaya çalışmışlardır. Buna göre; DNA teorik olarak sonsuz uzunlukta ve birbirine sarmal olarak dolanmış yanyana iki molekül zinciridir. Bu, hayali bir eksene sarılı bir ip merdivenine benzetilebilir. Merdivenin kenarları bir şeker molekülü (deoksiriboz) ile fosforlu bir molekülden meydana gelir. Merdiven basamaklarının arasında gevşek hidrojen bağlarıyla birbirini çeken pürin ve pirimidin denilen azotlu bazlar bulunur. Bu basamaklar merdivenin kenarındaki şeker moleküllerine bağlıdır.

DNA’daki azotlu bazlar iki gruptur:

Pürin bazları adenin ve guanin; pirimidin bazları ise sitozin ve timindir. Bunların molekül durumları şöyledir ki, bir adenin ancak bir timinle ve bir sitozin ancak bir guaninle birleşebilir. Bunlar pratikte baş harfleri ile gösterilir. Bu duruma göre her kademede ancak 4 çift baz bulunabilir. A-T, T-A, G-S, S-G. Her DNA molekülünde; adenin (A) molekül sayısı, timin (T) molekül sayısına eşittir ve ancak birbirleriyle karşılıklı bağ yapabilirler. Birbiriyle oranları 1’dir (A/T=1). Aynı durumlar guanin (G) ile sitozin (S) arasında da mevcuttur (G/S=1). Ancak (G+S)/(A+T) oranı 1’e eşit değildir. Bu oran bütün DNA’larda farklı olabilmektedir. Adeninle timin arasında çift hidrojen bağı bulunur. Sitozinle guanin arasında ise üç hidrojen bağı mevcuttur. Bir baz çifti, yapısı itibariyle yakınındaki baz çiftlerini etkilemez. Bu azotlu baz-şeker-fosfat topluluğuna nükleotit>nükleotit denir. DNA, bir nükleik asit olup, temel birimi nükleotit>nükleotittir. DNA’nın bütün nükleotitlerinde şeker ve fosfor grupları aynıdır. Nükleotitlerin farklılığı taşıdıkları bazlardan kaynaklanır. Nükleotitler taşıdıkları azotlu bazlara göre adlandırılırlar: Adenin nükleotit, guanin nükleotit, timin nükleotit, sitozin nükleotit. Bu DNA molekülünü yapan nükleotitlerin belirli bir sıra ve düzenle dizilmeleriyle molekül boyunca gen blokları meydana gelir. Sadece şeker ve bazdan oluşan birleşime ise nükleosit denir. DNA molekülündeki sarmallık sağa doğrudur, her on çift nükleotitte tam bir tur tamamlanır.

DNA genetik bilgi deposudur!

Mikroskopla bile görülemeyen bu sayılamayacak kadar bilgiler, gayet muntazam olarak yerleştirilmiştir. İnsan vücudunun planını içinde taşıyan bu muhteşem yapı kendisini inceleyen ilim adamlarını hayretler içinde bırakmakta ve DNA’dan bahseden ilmi eserlerin pek çoğunda bunu yaratanın azamet ve büyüklüğü dile getirilmektedir.

DNA’nın iki görevi vardır: Birincisi hücre bölünmesinin hazırlıkları sırasında kendi kopyasını yapmasıdır. Kromozomların ikiye bölünmesi sırasında DNA molekülü kendisinin bir kopyasını yapar, buna replikasyon veya duplikasyon denir. Bu olay yavru kromozomda aynı kısımların bulunabilmesi için gereklidir. DNA’nın kendini eşlemesi esnasında, iki sarmal ipliği bir arada tutan hidrojen bağları adeta bir fermuar gibi açılır. Açıkta kalan pürin ve pirimidin nükleotitlerin uçları, hücrede önceden sentezlenmiş nükleotitlerle tamamlanır. Böylece birbirinin aynı olan iki DNA meydana gelmiş olur. Hücre bölünmesinde her biri bir hücreye gider. İkinci görevi, kendinde toplanmış olan bilgiyi RNA’ya (Ribonükleik asit) vermesidir. Bu işleme transkripsiyon denir. Transkripsiyonun esası DNA kalıbı üzerinden RNA’nın direkt olarak sentezlenmesidir. Böylece DNA’daki bilgi RNA’ya aktarılmış olur. RNA’daki toplanan bilgi ribozomlarda tercüme edilerek protein, enzim gibi maddelerin sentezinde kullanılır.

Kromozomlarda bulunan genler DNA yapısındadır. Her canlı bireyin ve neslinin hayat planı hücre hafızasını meydana getirir. DNA molekülleri şifrelerle kodlanmıştır. DNA’nın yapısına giren bazların (A,T,G,S) her biri şifre sembolü olarak kullanılır. Hayatın dili bu dört harfli alfabeyle DNA moleküllerinde yazılmaktadır. DNA’nın ipliklerinde ard arda gelen üç nükleotit bazı bir mana (şifre) ifade eder. Dört farklı nükleotitle arka arkaya 64 şifre kodlanabilir (AAA, AAS, AAG, AGS, vb.). Şifrelerin DNA’daki sıralanışlarının değişmesiyle ise binlerce mana ifade edilebilir.

DNA’lar, kendilerinin kopyalarını yaparak, üreme hücreleriyle hayat şifrelerini nesilden nesile iletirler. Canlıların vücut yapılarının ve karakterlerinin (mavi gözlülük, kıvırcık saçlılık, çekik gözlülük vs.) cansız bir molekülde şifrelenmesi ve bu molekülün otomatik olarak kendisinin kopyasını yapabilmesi, daha açık bir ifadeyle hayat sırrını kendinde kapsaması özelliğine fen adamları hayretle bakmakta ve bunların ancak ilahi bir kudretle mümkün olabileceğini ifade etmektedirler.

Bazı sebeplerden dolayı DNA’daki genlerde yapı değişiklikleri görülebilmektedir. Bu değişmeler yavru hücrelere de aynen geçer. Bu durum bazen kansere sebep olabilmektedir.

Tema vakfı Nedir?

Tema vakfı nedir?

Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı ya da kısaca TEMA, 11 Eylül 1992 tarihinde, kurulmuş olan çevreci vakıftır. Erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkların korunması temel amaçlarındandır.

Tarihçe

TEMA, 11 Eylül 1992 tarihinde, Karaca Arboretum'un kurucusu, bm Çevre Ödülü sahibi Hayrettin Karaca ve Tekfen holding kurucu ortaklarından, Türk-B.D.T. İş Konseyleri Başkanı Nihat Gökyiğit tarafından kurulmuştur.

Meşe Projesi

TEMA Vakfı'nın 1998 yılından beri sürdürdüğü Meşe Projesi, Türkiye genelinde 1 milyon hektar alanda sağlıklı meşe ormanları oluşturmayı hedeflemektedir. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın işbirliği ile gerçekleştirilen projenin toplam maliyeti 1.8 milyar ABD doları civarındadır. Türkiye'de kurulmuştur.

Tema vakfı'nın amaçları nelerdir?

1- Ülkemizde doğal varlıkların ve çevre sağlığın korunması, erozyonla mücadele, toprak örtüsü ve toprağın korunması ve ağaçlandırmanın önemi hakkında kamuoyunu eğitmek ve bilinçlendirmek.

2- erozyon felaketinin doğuracağı sonuçlar, alınacak önlemler konusunda halkımızı bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve böylece oluşturulacak bilinçli ve etkin kamuoyu desteği ile hükümetleri erozyonla mücadelede, gerçekçi ve uygulanabilir politikalar üretme ve uygulamaya teşvik etmek.

3- Biyoçeşitlilik, toprak, su ve doğal çevrenin korunmasına ilişkin milli politikaların oluşturulmasına yardımcı olmak ve bu esaslardan ödün verilmemesi için mücadele etmek.

4- Ağaç ve orman sevgisini topluma mal etmek.

5- Hayvancılığın temeli olan çayır ve meraları koruyup, geliştirmek.

6- Doğal zenginliklerimizin bilinçsizce kullanılıp, geri dönüşümsüz bir şekilde yok olmasına izin vermeyerek, korumak, geliştirmek ve Türkiye'nin geleceğini güvenceye almak.

7- Çölleşmeyle mücadelede dünyaya örnek bir hareketi Türkiye'den başlatmak.

8- Doğal varlıkların, insan sağlığının, yeşil alanların, toprak ve bitki örtüsünün, ormanların, meraların korunması, geliştirilmesi ve yenilerinin teşkil edilmesini sağlamak için faaliyette bulunmak.

9- Bu amaçları gerçekleştirmek için gerekli teşkilatın oluşturulmasını, yasaların çıkmasını sağlamak ve gönüllü kuruluşların öncülüğünde toplumun bütün kesimlerinin desteği ile erozyonla mücadelenin ikinci bir istiklal Savaşı kabul edilerek erozyon tehlikesi ile mücadele edilmesi.

Tema vakfı'nın hedefleri nelerdir?

TEMA'nın hedefi öncelikle ulusumuza, onun temsilcilerine, siyasal partilereve hükümetlere, resmi ve özel kuruluşlara, eğitim kurumlarına,basın yayın organlarına, toprak erozyonunun nedenlerini, vahim sonuçlarını ve ülkemizin çöl olma tehlikesini anlatmaktır. tema bu hedef doğrultusunda, siyasi güçleri, doğal varlıkların yok edilmesi ve erozyon sorununa çare bulmadan iktidar olamayacaklarına inandırma çabasındadır. Bu nedenle erozyon sorununa karşı duyarlı, bilinçli ve etkin bir kamuoyu oluşturmaya çalıştırmaktadır.

TEMA Vakfı, ülkemizin en değerli hazinelerinden birinin toprak olduğunun bilincindedir. Bu nedenle, orman, çayır, mera ve tarım alanlarının, su ve bitki gen kaynaklarının, doğanın korunması ve erozyonun önlenmesi konusunda, belli bir devlet politikasının gerekli ve zorunlu olduğuna inanmaktadır. Bu hedeflere ulaşmak ancak teknik yönden yeterli bir kadro, teşkilat ve mali imkanlarla mümkündür.

TEMA Vakfı, toprak erozyonu nedeniyle hızla yok olan tarım alanlarının ve meraların verimliliğinin arttırıldığı koşulda, kırdan kente göçün önlenebileceğine inanmaktadır.

Kiosk Nedir?

Kiosk nedir?

Kiosk bir PC ve dokunmatik ekrandan oluşan bir sistemdir. Kullanıcı klavye ve fare kullanmadığı gibi bilgisayar da görebileceği zarar ve estetik nedenlerden ötürü bir kutu içinde saklanır. Küçük bir yazıcı ekiyle kioskların yazılı materyal verebilen mekanizmalar şeklinde kullanılmaları da mümkündür.Basit bir PC ve dokunmatik ekrandan oluşan bu sistemin kullanım alanlarına her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. Firmalar kioskları satış ve pazarlama desteği, tüketici enformasyon merkezi, araştırma merkezi olarak veya reklam amaçlı kullanabilirler. Kiosklar; tüketicinin, herhangi bir faaliyete bilet alma, rezervasyon yapma hatta sipariş verme gibi isteklerine cevap veren sistemler olarak da kullanılmaktadır. Kolay taşınabilmesi, düşük kurulma bedelleri ve kapladığı alanın küçüklüğü nedeniyle istenilen yere (alışveriş merkezi, süpermarket, tiyatro, otel vs.) konulabilir.Kioskların bu iletişim ağı aracılığıyla birbirleriyle haberleşmesi mümkün olduğu gibi, şirket bünyesinde kurulan bir merkez birim aracılığı ile istenilen aralıklarla bilginin güncelleştirilmesi de mümkündür.Enformasyon veriminin yanısıra, kullanıcıya sordukları sorularla kiosklar birer data toplama merkezi olarakta kullanılabilir. Toplanan bilgiler yine bir ağ aracılığıyla ana merkeze aktarılabilir ve analiz programları sayesinde istenilen çerçevede raporlar alınabilir.

Amiga Nedir?

Amiga nedir?

Commodore firması tarafından üretilen genelde oyun amaçlı kullanılan bilgisayar. Günümüz standartlarının altında bir bilgisayar.

Kıyamet Nedir?

Kıyamet nedir?

Kıyamet (Diriliş Günü, Hüküm Günü) tek tanrılı dinlerde ve birçok inanışta bulunan, dünyanın sonunun gelip bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağına inanılan zaman, hesap günü, mahşer günü.

Kıyamet günü için Kur'an-ı Kerim'de Saat (6:31, 42:17), Hesap Günü (15:35, 26:82, 38:16, 40:27), Hüküm (Ceza) Günü (74:46), Karar (Ayrım) Günü (44:40) Toplanma Günü (42:7) ve Sur'a üflendiği gün (6:73, 20:101, 23:101, 74:9-10) ifadeleri de geçmektedir.

Kıyamet inancı İslam inancının (Akide) bir parçası ve inancın temel prensiplerinden biridir. Kıyamet Günündeki imtihanlar ve kargaşalar Kur'an ve Hadis lerde tasvir edilmiş müfessirlerin yorumlarında ve Gazali, Ibn Kesir, Ibn Mace, Buhari gibi din bilginlerinin kitaplarında detaylarıyla ele alınmıştır. Kur'an-ı Kerim'e göre her insan yaptıklarından ötürü kıyamet günü yargılanacaktır. (Kur'an 74.38).

Kuran'da kıyamet

Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir! (Hacc,1)

…Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır. (Hac,7)

İnkar edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, kadar hep şüphe içindedirler. (Hac,55)

…O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir. Şimdilik onlara güzel muamele et. (Hicr,85)

…Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir. (Nahl, 77)

Onlar üstelik kıyameti de yalan saydılar. Biz ise, kıyameti inkar edenler için alevli bir ateş hazırladık. (Furkan,11)

Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır. (Kamer, 46)

Kıyamet sözlükte ne anlama gelmektedir ?

1- Tektanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman.

2- Gürültülü karışıklık, gürültü, patırtı

Encümen Nedir?

Sözlükte “encümen” ne demek?

1. Yarkurul, komisyon, komite.

Cümle içinde kullanımı

Vilayet Daimi Encümeni.
Nadir eserleri kopye etmek üzere encümenin kararı ile Fransa’ya gönderildim.
– H. Taner

Encümen kelimesinin ingilizcesi

n. town council
Köken: Farsça